İzlenim: MacBook 1.83

Ağustos 15, 2006 by Ethem Tolga · 6 Comments
Filed under: Güncel 

Büyük görünüm için tıklayınBu yazıda, 27 Temmuz’dan bu yana kullanmakta olduğum MacBook deneyimlerimi ve izlenimleri aktaracağım. Bilkom’un gönderdiği ücretsiz bir ürünü incelemiyorum. Dolayısıyla tamamen kişisel tespitlere dayalı, deneysel veri içermeyen (test puanları vb.) bir yazı olacak. MacBook’la ilgili test sonuçları, karşılaştırmalı tablolar ve diğer teknik verileri internetteki pek çok kaynakta bulabilirsiniz. Ben iBook G4 1.42′den MacBook’a geçen bir kullanıcı olarak kendi deneyimlerimi aktaracağım. Yazıda sözünü edeceğim bilgisayar, 1.83GHz Intel Core Duo işlemcili beyaz MacBook’dur. Başlıklar halinde irdeleyelim:

Büyük görünüm için tıklayınDış görünüş: Başlamak için en iyi konu. MacBook’un boyutlarını şöyle özetlemek mümkün: Eni 14″ iBook ile, boyu da 12″ iBook ile aynı. Kalınlığı ise iBook’dan birkaç milimetre düşük. Hafif sayılır. Sony’nin 13.3 inçlik modellerine göre epey ağır olsa da, 14″ iBook’a göre hafif. iBook’dan daha kolay taşınıyor. MacBook’un kapağı kanca sistemiyle çalışmıyor, mıknatıs tercih edilmiş. İyi de olmuş. Hem kapağı açarken düğmeye basmak zorunda kalmıyorsunuz, hem de ekranın üst köşelerini kumanda askılığı (bkz. MacBook’un kumandasını nereye koymalı?) olarak kullanabiliyorsunuz. iBook’dan farklı olarak kasanın ön kısmında kumandanın alıcısı var ve sistem ışığı sağ köşeye taşınmış. Yerleşik kamera ekranın üstünde, onun yanında da mikrofon var. Kamera çalıştığında, sağ tarafında yeşil ışık yanıyor. Böylece karşı tarafa pijamayla yakalanmayı endişe etmenize gerek kalmıyor. MacBook ince uzun bir görünüme sahip. 14″ iBook’un kilo vermiş háli gibi. Dış görünüşünü sevdim.

Ekran: MacBook iBook’dan (12″ ve 14″) farklı olarak tek ekran seçeneği ile geliyor. Üstelik 13.3 inçlik boyutla. Ekran boyutu tam ortada. Fakat iki boyutun kullanıcısı da MacBook’un ekran boyutunu sevecektir. Çünkü MacBook 12″ kadar küçük boyutlu ama diğer yandan, ekran çözünürlüğünün 1280×800 olması sebebiyle 14″ iBook’dan daha ferah bir görüş alanına sahip. Mat ekranlı iBook’dan sonra, MacBook’un ekranı gözünüzü kamaştırabilir. Aradaki fark gerçekten de çok büyük. Ekran, Sony Vaio’larınki kadar parlak. Ama parlak ekranın çok şahane bir şey olmadığını da bilmek gerek. Seçme şansım olsaydı, ben mat ekranı tercih ederdim. 1280×800 çözünürlük sayesinde, masaüstünde daha verimli çalışılabiliyor. 4:3′den vazgeçemeyenler için, geçiş süreci zaman alabilir.

Büyük görünüm için tıklayınKlavye ve fare: Fareden kastım “trackpad”. MacBook’un klavyesi iBook’dan tamamen farklı. iBook klavyesi, basit tırnak hamlesiyle çıkarılabilen, pratik bir klavyeydi. Değiştirmek çok kolaydı. MacBook’un klavyesi ise kasanın üst yüzeyiyle tümleşik durumda. Klavyedeki her tuşun, kendi bağlantısı var. Klavye değiştirmek, üst panelin değiştirilmesi anlamına geliyor. Yine de tuşların yerleşimi rahatsız etmiyor. Konforlu bir tuş takımı. Ama iBook’umun yumuşak tuşlu klavyesini özlemiyor değilim. F klavye kulanıyorum. Apple Türkiye, klavye şablonlarını hálá değiştirmemiş. Klavyede @, [, ], #, |, & gibi karakterlerin etiketi hálá yok. Benim için sorun değil ama acemiler ne yapacak? Ayrıca klavye değişince, kılıf bulmak imkánsızlaştı. MacBook klavyesi için kılıf üretilmesini sabırsızlıkla bekliyorum. iBook’dan alıştım, vazgeçemiyorum. Trackpad da ciddi bir değişim geçirmiş. Trackpad’ın yüzey alanı, üzerinde buz pateni yapacak kadar geniş! Anlaşılan Apple mühendisleri, klavyedeki tuşları araları bu kadar mesafeli yaptıktan sonra, trackpad küçük olursa estetik bozulur diye düşünmüşler. Ölçtüm, bir yakınımın Toshiba’sındakinin neredeyse 4 katı! Parmaklarınız trackpad üzerinde özgürce geziniyor. Çift parmak kaydırmadan sonra, çift parmak sağ tıklama da faydalı olmuş ve gayet sorunsuz işliyor.

Büyük görünüm için tıklayınPil: MacBook’un pili, yalnızca şeklen değişim geçirmişe benziyor. Kasa gibi pil de eninden azalmış, boyu uzamış. Pil ömrü Apple’ın da belirttiği gibi teorik olarak aynı ama pratikte fark hissedilebiliyor. Şöyle ki, AirPort açık olduğunda, MacBook’un pil süresinin iBook’a göre düşük olduğunu tespit ettim. AirPort kapalıyken fark görünmüyor, 5,5-6 saati bulmak mümkün. iBook pilini çıkarırken, vidasını tırnakla açabiliyordum ama MacBook’un pilini çıkarırken bozuk para olmadan yapamıyorum. Pildeki ışıklı gösterge, şarj süresince dolum oranını da gösteriyor artık.

Isınma: MacBook’u dizinizin üstüne koyup kullanmayı aklınızdan çıkarın. Mümkün değil. Öyle çok ısınıyor ki, dondurma gibi erimesinden korkuyorum (bkz. Dondurma gibi eriyen MacBook). Isınmayı, bırakın tuşlara basarken hissetmeyi, parmağınızı trackpad’da gezdirirken bile hissediyorsunuz. Korkunç…

İzlenim: MacBook 1.83AirPort: MacBook’un kablosuz ağ performansı söylendiği gibi (bkz. MacBook cephesinden gelen haberler) iBook’dan daha iyi. MacBook’dan sonra, listemde hiç görmediğim ağlar görmeye başladım. Ama yanılmıyorsam zayıf noktası güç tüketimi. Pil başlığında da belirttiğim gibi AirPort açık olduğunda, pil iBook’a göre daha az gidiyor. iBook’u AirPort açıkken 4,5 saate kadar kullanabiliyordum. MacBook ise 4 saate yaklaşamıyor. Bir de AirPort dalgalı seyir izliyormuş gibi bir izlenim edindim. Bağlantı arada bir sıfırlanıyor. Kesin tespit için, daha uzun bir deneyime ihtiyaç var (Apple için hayrına AR-GE yapıyoruz, çünkü kendileri hiç yapmıyor!).

Büyük görünüm için tıklayınPerformans: Yani başarım. Öncelikle Apple’ın “kat”lı söylemlerini (bkz. Katının katının katı) unutun. Şu ana kadar iBook’u katlayan bir performansa tanık olmadım. İşlemcinin daha güçlü olduğu belli ama aşırı ısınma, aradaki farkı kapatıyor. Ayrıca paylaşımlı ekran kartının etkisiyle 432MB’ye düşen sistem belleği, işlemciyle haşır neşir olmanıza engel oluyor. Çünkü siz sürekli olarak bellek yetersizliğiyle boğuşuyorsunuz. Ancak bellek terfisinden sonra performans yorumu yapılabiliyor. Evrensel yazılımlarda bile, beklediğiniz performansla karşılaşamayabilirsiniz. Örneğin 1GB bellekli 1.42 iBook’umda VLC Player 0.8.5, 1.25GB bellekli 1.83 MacBook’a göre daha performanslı çalışıyordu. İkisinde de aynı evrensel sürümü kullanıyordum. Photoshop’dan hiç söz etmiyorum. Elbette genel olarak iBook’dan üstün ama MacBook çok “ham” durumda. Apple AR-GE yapmadan üretime geçtiği için, ilk sürümü alanlar kobaylık yapıp, ikinci MacBook sürümünün iBook’dan daha sorunsuz olmasını sağlayacak. Teşekkürler Apple…

Büyük görünüm için tıklayınMagSafe: Bu MagSafe iyi hoş da, önemli bir olumsuzluğu var. Eğer MacBook’u pili çıkarıp, şebeke elektriği ile kullanmayı düşünüyorsanız, çok dikkatli olmanız gerekiyor. Çünkü, “kaba deyim” yerindeyse, MagSafe zırt-pırt yerinden çıkabiliyor. Pil varken sorun yok, tekrar yerine takıyorsunuz. Ama pil yokken, sinir harbine yol açabilir.

Ses: Bu bilgisayarda ses yok. Sessizliğe alışın. Tuş takımının altına gömülü olan hoparlör, ses almanıza engel oluyor. Sesi sonuna kadar açmanız gerekiyor. Gündüz ev ortamında (60-70dB) MacBook’un sesini başka türlü duyamıyorsunuz. Bu hatayı nasıl yapabildiler anlamıyorum. MacBook alacaksanız, kulaklık edinmeyi de ihmal etmeyin.

Kamera ve kumanda: İkisi de başarılı. İkisi de kullandığım şeyler değil ama kullanacak olanlar için, işlevsel aletler.

Ana başlıklarıyla izlenimlerim bunlar. Eksikleri ya da fazlaları, gelecek yazılarda kapatmaya/düzeltmeye çalışırım.

MacBook’un bellek takviyesine tepkisi

Ağustos 15, 2006 by Ethem Tolga · 6 Comments
Filed under: Güncel 

MacBook'un bellek takviyesine tepkisiDünkü yazımda belirttiğim gibi (bkz. Tornavidasız olmuyor), MacBook 512MB’lik standart bellekle katlanılır gibi değil ve bunun üstesinden gelmek için 1GB’lik bellek takviyesi yapmaya karar verdim. Tornavida meselesini çözdükten sonra yeni belleği sisteme monte ettim. 256’lık belleklerden birisini çıkarıp (gördüm ki, Apple standart olarak “CL5” bellek kullanıyormuş!) yerine 1GB’lik belleği taktım. MacBook şu anda 1.25GB bellek ile sağlıklı biçimde çalışıyor.

Sistem adetâ silkinip kendine geldi. Tıpkı Yüzüklerin Efendisi’ndeki Rohan kralının Gandalf’ın yardımıyla kendine gelişi gibi! Aynı anda iki yazılım çalıştırınca çakılıp kalan, şişen sistem, şimdi rahat soluk alır hâle geldi. 512MB bellek varken, masaüstü kullanımda 1-2 uygulama açıp kapattıktan sonra boştaki sistem belleği 5-10MB seviyesinde oluyordu. Şimdi ise 700MB boş görünüyor.

Bellek terfisiyle ilgili şöyle bir tespitim daha var: Yeni belleği taktıktan sonra, sistemi ilk (ve ikinci) açışımda, açılış sesi 5 saniye sonra geldi. Bu süre boyunca MacBook, sistem ışığı yanık şekilde, tepkisiz olarak bekledi. Üçüncü açıştan itibaren bu durum yaşanmadı. Tekrar ederse bellek yuvalarını kontrol edeceğim.

Son bir bilgi: MacBook veya MacBook Pro ya da masaüstü modeller. Intel sistemlerin tümünde, sistem belleklerinizden yalnızca birini değiştirebilirsiniz. Çift bellek kullanmak zorunda değilsiniz. MacBook’unuzdaki 2×256’yı çıkarıp yerine 2×512 ya da 2×1024 satın almak zorunda değilsiniz. DDR2 667 bellek kullanan Intel sistemler çift kanal (dual channel) çalışmayı destekliyor, zorunlu kılmıyor! Bu ayrıntıya dikkat. Bütçenize en uygun tercihi yapın. 256+512, 256+1024, 512+1024 de kullanabilirsiniz.

Dell tarihin en büyük pil değişimine hazırlanıyor

Ağustos 15, 2006 by Ethem Tolga · 2 Comments
Filed under: Güncel 

Dell tarihin en büyük pil değişimine hazırlanıyorApple’dan alışık olduğumuz pil değişim programlarından birini de Dell yapacakmış. Fakat bu pil değişimi, 4,1 milyon dizüstü bilgisayarı etkileyeceği için, elektronik pazarı tarihinin en büyük hatalı ürün değişim kampanyası olacak.

New York Times’in haberine göre, Dell Sony’ye ürettirdiği ve Nisan 2004 ile Temmuz 2006 tarihleri arasında 4.1 milyon adet dizüstü bilgisayarda kullanılan pillerin tümünü, yanma tehlikeleri bulunduğundan değiştirmeyi planlıyormuş. Pillerin 2,7 milyonu ABD’de, 1,4 milyonu ise ABD dışında satılan bilgisayarlarda kullanılmış. Bu devasa pil değişim kampanyasının Dell’e maliyeti 300 milyon dolar olacakmış. Dell için bu para hiçbir şey değil. Yıllardır yapmadıkları pil değişimlerine saysınlar. Son aylarda birkaç yerden Dell bilgisayarların havaya uçma haberi gelmişti. Demek ki Dell zaten pil sorunlarının farkındaymış, sonunda büyük çaplı bir değişim yapmaya karar vermişler.

Söz konusu partideki pillerden Apple’ın da kendi ürünlerinde kullanmış olma ihtimali var. Araştırma yapılıyormuş. Apple pil konusunda hassas. Sık sık değişim yapıyor. Son olarak MacBook Pro için bir pil değişim programı duyurulmuştu (bkz. MacBook Pro için pil değiştirme zamanı!). Bu değişim programı, Apple Türkiye tarafından ne yazık ki hálá duyurulmadı. Yavaş yavaş tabii. Aceleye gerek yok. Varsın, söz konusu program Papua Yeni Gine‘de bile (şaka değil, gerçek) başlamış olsun. Boş verin. Acele işe şeytan karışır…

Ayrıntılı bilgi için: dellbatteryprogram.com

Steve Jobs’ın sağlığı yerinde mi?

Ağustos 15, 2006 by Ethem Tolga · Yorumlar Kapalı
Filed under: Güncel 

Steve Jobs'ın sağlığı yerinde mi?WWDC 2006′daki sunumdan sonra bazı çevreler Steve Jobs’ın sağlığından endişe etmeye başladılar. Geçen hafta yaptığı sunumda Jobs, cansız ve kilo vermiş gibi görünüyordu. Sahnede her zamanki kadar aktif değildi. Pek çok sitede bu konuda yazılar yazıldı. “Acaba hastalığı mı nüksetti” (bkz. Steve Jobs’ın ünlü Stanford konuşması) endişeleri yayılmaya başladı.

InformationWeek yazarı Thomas Claburn, Apple’ın başkan yardımcılarından biri olan Katie Cotton’a e-posta ile söylentilerin aslını sormuş. Aldığı cevap, “Steve turp gibi. Bu söylentilerin nereden çıktığını biz de bilmiyoruz” olmuş.

Bu arada AppleInsider, önümüzdeki aydan itibaren Apple’ın yeni ürünlerini tanıtmaya başlayacağını yazmış. 64bit Core 2 Duo işlemcili yeni MacBook Pro ve yeni nesil iPod nano en büyük beklentiler. Ocak ve Eylül. Apple bunu hep yapıyor. 8 ayda bir model eskitiyor. Yerleşik kameralı iMac G5 ile Intel iMac arasında 2-3 ay vardı! Apple’ın bu agresif yeni ürün manevraları, insanı bunaltıyor…