Melbourne Müzesi'nde Macintosh sergisiAvusturalya’daki Melbourne Müzesi’nde aralık ayında, Elma Etkisi (The Apple Effect) isimli bir sergi düzenlenecekmiş. Sergiyi müze değil, halk sergileri fuarı kapsamında, Macintosh kullanıcı topluluğu sitesi iMug düzenliyor. Sergide geçmişten bugüne devrimci Apple ürünleri ve Apple efsanesi, bir adet Apple I maketi, çalışan bir Lisa ve Apple II, oyunlar, donanımlar ve en yenisine kadar Macintosh’lar ile gözler önüne serilecek. Serginin içeriği şu sayfada mevcut.

Kullanıcıların kendi başlarına düzenlediği, Apple’nin geçmişine ve kişisel bilgisayar tarihine ışık tutan bir sergi. Umarım başarılı olur. Ve umarım serginin bir köşesinde Apple’nin devirdiği çamlara (özellik 2006 yılındaki MacBook, MacBook Pro gibi çamlar) yer vermezler. Aksi halde müze ziyaretçileri çamlardan yürüyecek yer bulamayabilirler…

Şaka bir yana, işte Apple kullanıcıları, sergi düzenleyecek kadar derin bir Mac kültürü yaratmışlardır. Fakat ne tuhaftır ki, bu sadık Mac kullanıcılarının çoğu (Avusturalya kıtasında kalmayın), Boot Camp gibi bir yazılımın çıkışıyla zevkten dört köşe oldular. Beni en çok şaşırtan bu oldu. Hem sergi açıp, mum dikecek kadar ve Apple rezil kepaze işler bile yapsa onu övecek kadar muhafazakârdırlar, hem de Macintosh’u Apple PC’ye çeviren yazılıma bayılırlar. Tuhaf.

İşte tam bu noktada, ucu samimiyetsizliğe çıkan bir kapı var. Hem de sonuna kadar açık. Bence “gerçek Mac kullanıcısı” olmanın ana ilkesi şudur: Macintosh kullanıcısı hiçbir şekilde, asla, Windows’a ihtiyaç duymamalıdır. Nasıl ki ortalama bir Windows kullanıcısı asla, asla, asla Macintosh’a ihtiyaç duymuyorsa, aynen öyle. İki ayrı dünya, iki ayrı sistem. Eğer bir kez bile, bir an bile Windows’a ihtiyaç duyuyorsa kişi, PC’ye geçmelidir (Tabii, heyecanlananlar için şu açıklamayı da yapayım: Ben Mac ruhunun özünü tanımlamaya çalışıyorum. Yoksa emülasyon vb. pratik çözümlere karşı değilim). Boot Camp işte bu ruhun içine ediyor. Yıllarca fanatik Mac kullanıcısı olmuş, her fırsatta Windows’la dalga geçmiş, bağnazlığın son noktasında olmuş kişileri bile, Macintosh’larına Boot Camp ile Windows kurmuş, şıkır şıkır kullanırken görüyorum. Hani sizin fanatikliğinize ne oldu? Meğer ne çok istiyormuşsunuz.

Durum öyle bir noktaya geldi ki, Macintosh kullanıcıları arasında fanatiklikten en uzak, yeniliğe en açık kişilerden olan ben Boot Camp’a karşıyım (Mac ruhundan yanayım), yıllardır ağzından salyalar saçarak Windows kullanıcılarına küfürler yağdıran fanatikler ise Boot Camp ile zevkten dört köşeler. Bu durum Türkiye’de, bütün dünyanın aksine, gecekonduların sağcılara, zenginlerin solculara oy vermesi kadar tuhaf bir durum. Ne diyeyim… Evet, ben romantik Mac kullanıcısıyım!


“Melbourne Müzesi’nde sergi ve Boot Camp”: 1 Yorum

  1. 1 barokt NETHERLANDS

    Aslinda BootCamp sistemle birlikte gelen bir yazilim halini aldiginda gercekten buyuk bir hayal kirikligi yaratacak bende, resmen “biz bunu kurun istiyoruz!” demis olacaklar o zaman sizin duyarliliginizi anlayabildigim kadar anlamaya calisiyorum, blogdaki haberler cok kaliteli boyle devam eder umarim :)

Yorumunuzu Yazın

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.


 

Aralık 2006
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Kas   Oca »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Aylık Arşivler

Son 10 Yorum


Yazılar  Yorumlar


Get Songbird