Hep bana hep bana
12 Şubat 2007 Kategori: Görüş, Güncel
Iowa’nın Des Moines kentinde, Clint Curtis tarafından düzenlenen ilginç bir etkinlik var. Haftada bir bir araya gelen katılımcılar, yanlarında getirdikleri iPod’ları ile 15’er dakikalık şarkı listelerini diğer katılımcılarla paylaşıyorlar. Amaç tamamen hoş beş etmek, birlikte vakit geçirmek. Tüzel kişiliği olmayan, basit bir topluluk. iPodmonday.com isminde bir de siteleri var.
Bu etkinlik artık gerçekleştirilemeyecek. Çünkü Apple, avukatları aracılığıyla etkinliği düzenleyen kişiye ihtarname göndermiş. Komik. Hani şu, Cisco’ya ait iPhone isim hakkını izin almadan cep telefonunda kullanan Apple. Cisco’nun dava başvurusunu şapşalca diye niteleyip, sonra da anlaşmak üzere “tıpış tıpış” masaya oturan Apple. Hani şu, gittikçe Microsoft’tan bile beter hâle gelmeye başlayan, geçmişine sünger çeken, vizyonsuz, sıradan bir vahşi A.Ş. olmayı seçen Apple. Neymiş, etkinliğin adında iPod kelimesi varmış! Bu saçma davalara alıştık. Sadece son birkaç ayda pek çok örnek gördük. Apple her zayıf iktidarın yaptığı gibi, korku imparatorluğuyla insanları yıldırmaya çalışıyor. Diğer yandan perhiz ve lahanayı akla getirip, iPhone ismini Cisco’dan izin almadan kullanıyor.
Bu arada müzik dergisi Rolling Stone, güzel bir konuya parmak basıp, “yeni vahşi tekel Apple mi olacak” diye sormuş. 1984 reklamı hatırlatmasıyla, Apple’deki değişimi Yıldız Savaşları serisinden Anakin Skywalker’inkine benzetmişler. Cep telefonu sektörüne girişi, iPod ve iTunes ile müzik sektöründeki tekel oluşu vb. konular dile getirilmiş. Haklılar. Apple artık hissedarların doymak bilmez boğazlarını doldurabilmek için her haltı yiyen, doyumsuz ve vahşi bir şirkete dönüşüyor. Cebi şiştikçe daha da küstahlaşan, sürekli birilerine dava açıp, asla kendisinde kusur görmeyen bir şirket. Apple dışındaki herkes her zaman hatalı, Apple ise başındaki “tanrı” CEO’su ile her zaman kusursuz!
Apple hızla Microsoft’laşır ve Steve Jobs daha da büyük hızla Bill Gates’leşirken; Apple bayileri ve onlara ait siteler, çığlık çığlığa kendilerinden geçiyorlar. Normal. Çünkü hepsi 10 kat fazla kazanıyor. Fakat sıradan fanatikler Apple’nin raydan çıkmasına tepki verecekleri yerde, kendilerini iyice kaybedip, bir anonim şirketin militanı oluyorlar. Tuhaf.
Apple artık Macintosh felsefesini yaratan o devrimci şirket değil. Yüzde 45 müzik şirketi, yüzde 25 müzik çalar (aypod maypod) şirketi, yüzde 20 “PC” şirketi, yüzde 5 yazılım şirketi, yüzde 3 aksesuar şirketi ve yüzde 2 Macintosh şirketi. Yani Macintosh’tan geriye bir şey kalmadı. Yakında piyasaya süreceği cep telefonuyla da, seviyesini hepten düşürecek.
Bu arada Apple avukatlarına bir öneri; darhal McDonald’s firmasına “Big Mac” menüsü üzerinden dava açsınlar. Ya da yer yüzündeki tüm alfabelerden “i” harfinin çıkarılması için çalışmaya başlayabilirler.
“Hep bana hep bana”: 3 Yorum
- 1 Pingback - Tarih: 2 Oca 2008 / 0:49
- 2 Pingback - Tarih: 8 Nis 2008 / 20:22
Yorumunuzu Yazın
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.



Bu yazıyı okuduktan sonra elimdeki bilgisayarı ve Ipod’u çöpe atmak istiyorum. Ve sanırım yeryüzünde kullanılabilecek bir bilgisayar olmadığını düşünmeye başladım. Peki birşey sormak istiyorum. ( Sadece sormak istiyorum ). Apple marka herhangi bir bilgisayarın herhangi bir yerinde oluşan deforme ya da herhangi bir arıza karşısınıda, garanti kapsamında iken hiçbirşey yapılmıyor mu? Yani aldığın mal bozuldu diyelim verdiğin para yanıyor alette elindemi patlıyor. Ben Ibook ‘umu yaklaşık bir sene önce aldım. Ekranın üst sağ köşesine yakın bir yerde küçük birkaç pixel’ in oluşturduğu beyazlık var. Ben şu an Hollanda’ dayım ve yakın zamanda Ibook’ u servise götürücem alacağım hizmeti merak ediyorum. Eğer beklediğim hizmeti alırsam dediklerinize katılmadığımı belirticem. Ama beklediğim hizmeti alamazsam eğer. Sanırım bir dahaki bilgisayar değişiminde Apple tercih etmeyeceğim belkide.