Parayı bastırana DRM’siz müzik
Steve Jobs’un özel konuk olarak katıldığı, beklenen basın toplantısı sona erdi. EMI’nin iTunes mağazasındaki müzik kataloğu, mayıs ayından itibaren DRM’siz seçenekle satılmaya başlayacak. DRM’siz müzik satın alıp iPod dışı müzik çalarlarında dinlemek isteyen tüketiciler, %30 daha fazla ödeyecekler. 99 sent olan şarkı başı fiyat, DRM’siz müziklerde 1.29 dolara çıkıyor. Albüm fiyatı ise aynı kalıyor, 10-15$. Daha önce satın alınan şarkıları DRM’siz hâle getirmek için 30 sent ödemek gerekecek. DRM’siz şarkılar 256kbps AAC formatında olacak ve yeni satış politikası mayıstan itibaren tüm ülkelerdeki iTunes mağazalarında geçerli olacak. Diğer müzik şirketlerinin EMI’yi izleyip izlemeyeceği ve Beatles konusunda ise bir gelişme yok.
Yine bir Apple klasiği. Bütün dünyadaki DRM ve iPod/iTunes tekeline yönelik şiddetli ve yükselen tepkilere verdikleri yanıt bu: “iPod dışı müzik çalarda dinlemek istiyorsan, %30 fazla ödeyeceksin. Bizde böyle, işine gelirse.” Böylece hem yasal yaptırımlardan kurtulacaklar hem de “bizim tekel olma hevesimiz yok ki?” diyecekler. Yerseniz tabii. Parayla satın alınan şarkıya DRM kısıtlaması koymak zaten bir dolandırıcılık, şimdi de DRM’siz isteyenden ek ücret talep ediyorlar. 256kbps ise işin kılıfı, göz boyuyorlar. Neyse ki Apple A.Ş. fanatikleri bile ek ücrete tepkililer.
Bu politika, Türk Telekom’un hiç kimsenin kullanmadığı 2Mbit internete indirim yapmasına benziyor. “İnterneti pahalı ve kaplumbağa hızında mı buluyorsun? Geç arkadaş 2Mbit’e. Bak indirim yaptım!” Ben iddialıyım, Apple hiçbir zaman tekel sevdasından vazgeçmeyecek. Ancak böyle ayak oyunlarıyla insanları kandırmaya çalışabilir.
Hercules’ten iPod’a özel ses sistemi
Görüntü ve ses ürünleri üreticisi Hercules, iPod uyumlu yeni ses sistemi i-XPS 250’yu duyurdu. i-XPS 250, üzerinde iPod haznesi bulunan, tek parçalı 2.1 standardında bir ürün. İki adet hoparlör ve bir subwoofer’i var. Ayrıca 25 watt RMS çıkışa sahip ve kablosuz uzaktan kumanda ile geliyor. Tasarımı, siyah iPod’a hazırlanmış gibi görünüyor.
i-XPS 250, iPod Mini, iPod nano (2GB, 4GB, 8GB) ve iPod video ( 30GB, 60GB, 80GB) ile uyumlu. Ayrıca ses girişini kullanarak iPod shuffle ile kullanmak da mümkün. ABD fiyatı 120$.
Çoban kardeşim, iPod alma kızını okut
Hurriyet.com.tr’de İmece ilgili bir ekonomi haberi yayımlandı. Haberin konusu, İmece’nin Neotech ile yapmış olduğu anlaşma. İki kuruluş, Apple ürünlerinin Türkiye’nin en ücra köşelerine kadar ulaşabilmesini sağlamak için işbirliğine gidiyormuş. İstedikleri yere gitsinler, mesele bu değil. Zamanında Arçelik bayileri ile de her yere gitmişlerdi ama ilçe başbayisi kuzenim ne bir kez Apple ürünü görebildi ne de satabildi. Her neyse. Ben haberin başlığına takıldım: “Artık çobanlar bile iPod dinleyebilecek”.
Haberi yazanı, başlığı atanı, İmece’yi hiç karıştırmadan, ben anadoludaki yüreği temiz çoban kardeşlerime sesleniyorum: Kardeşlerim iPod almayın, kızlarınızı okutun! Okumuş, aydın gençler yetiştirin. Ama yok, “benim bağ bahçe çok, ben iPod da alırım Mac Pro da alırım gardeş, sağane?” diyorsan, benden de sana bir tavsiye. İmece’den almaya ne gerek var güzel kardeşim? Yok mu Alamancı hemşehrin? Söyleyiver ona, getirsin. Paranın çoğu cebinde kalır!
Apple ürünlerinin Türkiye’deki tek sorunu, ülkenin en ücra köşelerine ulaşamaması olsa keşke…
Hasetinden çatlayan MacBook
Dünyaya geleli henüz bir yıl olmadı ama MacBook, bu kısacık ömrüne rağmen çok şey gördü geçirdi. Isınma sorunu, sararma sorunu, RSS (kapanma sorunu), LCD ekran sorunları, uyku sorunları, MagSafe erime sorunu, pil sorunları, yanma-alev alma sorunları… Liste bana mısın demeden uzayıp gidiyor. Kısaca, MacBook sorunlu bilgisayar olarak Apple tarihine geçmiş durumda. Bugünlerde popüler MacBook sorunu, bilgisayarın kasasında görülen çatlaklar/kırılmalar.
Çatlayan/kırılan MacBook kasası şikâyetlerinde artış var. Geçenlerde ZDNet’ten Jason D. O’Grady bu konuya değinmişti. Resmi Apple forumlarında ve çeşitli Mac sitelerinde çatlak rapor eden kullanıcılara sıkça rastlanıyor. Hattâ fotoğraf paylaşım sitesi Flickr.com’da “MacBook’um Çatladı” başlıklı bir grup bile kurulmuş. Apple, bugüne kadar herhangi bir resmi açıklama (destek makalesi) yapmış değil. Zaten lütfedip yaparlarsa, açıklamanın nasıl olacağını tecrübelerimize dayanarak tahmin edebiliyoruz: “MacBook’unuzun kasasında çatlak oluşumu varsa, lütfen servise başvurunuz.”
Ben MacBook’umun kasasını sık sık kontrol ediyorum. Tetikte olmalıyız. MacBook’un bu kendi kendine çatlamaları boşuna olmasa gerek. Çevresinde gördüğü, yarı fiyatına ama paylaşımsız ekran kartlı bilgisayarları görünce, galiba hasetinden çatır çatır çatlıyor garibim…
Yoksa DRM kalkacak mı?
Elektronik şirketi Apple A.Ş.’nin en büyük gelir kapısı müzik ve müzik çalar satışları. Sahip olduğu DRM (lisanslı içerik) ve iPod/iTunes tekeli sayesinde ciddi paralar kazanıyor. Son dönemlerde, özellikle iTunes üzerinden satılan şarkılardaki DRM’nin yalnızca iPod uyumlu olması yani iPod/iTunes tekeli nedeniyle, Apple aleyhine avrupada büyük bir kampanya var. Tüketiciler, sivil toplum kuruluşları, resmi kuruluşlar, hattâ mahkemeler Apple’ye; “ya DRM’yi tamamen kaldır ya da iPod’a özel olmaktan çıkar” diyorlar. Konuya yabancıysanız “drm” anahtar kelimesiyle arama yapıp saatlerce okumanıza yetecek kadar yazıya ulaşabilirsiniz.
Güncel gelişmeye dönersek; müzik devi EMI’nin patronu Eric Nicol, bugün Londra’da (TSİ 15:00) özel bir basın toplantısı düzenliyor. Bu özel toplantının özel konuğu ise Steve Jobs. Basın mensuplarına gönderilen davetiyede, konunun sayısal müzik olacağı dışında ayrıntılı bir açıklamaya yer verilmemiş. Bu gelişme üzerine, Steve Jobs’un DRM’siz şarkı satışını duyuracağı ileri sürülmeye başladı. Daha gerçekçi tahmin ise uzun süredir söylentisi yapılan, Beatles müziklerinin iTunes’te satışa çıkışının duyurulması. BBC’nin tahmini bu yönde. Reuters, konunun Beatles olmadığını yazıyor. Wall Street Journal ise DRM’siz müzik satışının duyurulacağını ileri sürüyor. Hangisi doğru çıkacak, göreceğiz.
Steve Jobs şubat başında kaleme aldığı DRM mektubuyla mazlum edebiyatı yapmış ve büyük tepki çekmişti. DRM’nin kaldırılması konusunda ne kadar samimi olduğunu göreceğiz. Umarım basın toplantısında bu duyuru yapılır. Gerçekleşirse, Steve Jobs’tan çok DRM’yi savunan fanatikler söyleyecek söz bulabilecekler mi acaba?
Apple TV üzerinde Mac OS X
Azimli Apple TV kullanıcılarının alet üzerindeki hummalı çalışmaları sürüyor. Bu kez Apple TV’ye Mac OS X kurmayı başardılar. AppleTVHacks.com ve Hacint0sh.org’un ortak çalışması meyvesini verdi ve Apple TV üzerinde, klavye ve fare dahil olmak üzere, Mac OS X 10.4.8’in çalışması sağlandı. Videoyu izleyebilirsiniz.
Bu işlem göründüğü kadar basit ve kolayca uygulanabilecek bir şey değil. Sırasıyla: Önce Apple TV’yi açıp sabit diskini söküyorsunuz ve bir yedeğini alıyorsunuz. Sonra harici USB ya da FireWire kutusu ile bu diski başka bir Mac bilgisayara bağlıyorsunuz. Disk üzerine Mac OS X kurulumu yapıyorsunuz. Sonra sistemi bu diskten boot edip gerekli güncellemeleri (10.4.8) yapıyorsunuz. Ardından Apple TV diskinin kök dizinindeki mach_kernel’i siliyor ve onun yerine Hackint0sh.org tarafından hazırlanmış kernel dosyasını koyuyorsunuz. Sonra bazı sistem dosyalarında değişiklikler yapıp, sabit diski Apple TV’ye monte ediyorsunuz. Bu kadarcık. 1GHz işlemcili, 256MB bellekli, sadece sabit diski terfi ettirilebilen bir PC elde etmiş oluyorsunuz. Mac OS X’i iyi kötü çalıştırıyor. Son dönemdeki Apple politikaları gibi biraz “altı kaval üstü şişhane” oluyor ama, olsun o kadar.
Apple TV’ye Mac OS X kurulabilmesi, pek çok Mac kullanıcısını, özellikle de insanların Mac tutkularını sömüren Macintosh sırtlanlarını mest etti. Yine övgüler düzüyorlar. Oysa ortada yine gülünç bir sahne var. Apple TV’nin kohsepti belli. Apple A.Ş. fanatikleri, sözde her zaman yasal yazılım, müzik, içerikten yana tavır koyan güruh, bir anda hep beraber “hack” savunucusu oldu. Toplama Windows PC’leri ezelden beri küçümseyen kitle, şimde bağırsakları meydana dökülmüş Apple TV ile övünüyor. Mac dünyası fanatiklik etmek adına gittikçe kendini kaybediyor, küçülüyor…
Halbuki mesele Apple TV’ye Mac OS X, Windows, Linux vs. kurulması değil. Mesele, aletin Apple tarafından tüketiciye zorla dayatılan konsepti. Tüketiciyi iTunes/iPod eko sistemine mahkum eden, DVD izlemeye bile izin vermeyen, film izlemek için her seferinde 10-15$ ödeten, hiçbir HD içerik sunamayan, tatlı tekel sevdasıyla kullanıcıyı hapis eden konsept. Alete elbette Mac OS X kurulacak. Çünkü nihayetinde o da Intel işlemcili bir Apple PC. Fakat insana en çok koyan ne biliyor musunuz? Apple TV denen o alet, paylaşımsız 64MB NVIDIA G72M ekran kartına sahip. Gel de yüce şeyhimiz Steve Jobs’un kulaklarını çınlatma!
Apple TV’ye Mac OS X kurulabilmesi, benim için Gülünç Apple TV avuntuları’ndan biri olarak tarihteki yerini aldı. Kuranlara kullananlara, “toplama Mac”ları hayırlı olsun.






