“Çevreci” Apple yine en dipte
4 Nisan 2007 Kategori: Donanım, Güncel
Çevreci örgüt Greenpeace’nin elektronik şirketlerini geri dönüşüm ve toksik kimyasalların kullanımı politikalarına göre listelediği son raporunda, “çevreci” Apple yine en dipte. Çevreye en saygılı elektronik şirketi ise şaşırtıcı şekilde Çinli Lenovo. Listede 14 ayrı teknoloji devi var. Daha önce listenin alt sıralarında bulunan Lenovo, son dönemdeki çabalarıyla ilk sıraya yerleşmiş. Apple’nin sözcüsü Sheryl Seitz, “biz en yeşiliz, Greenpeace’nin raporları gerçeği yansıtmıyor” demiş. Greenpeace sözcüsü Iza Kruszewska ise: “Apple diğer firmaların aksine üretimde zehirli kimyasalların kullanımını kısıtlamaya yanaşmıyor” diyor.
Greenpeace’nin “cici”den “kaka”ya doğru tam listesi şu şekilde: Lenovo, Nokia, Sony Ericsson, Dell, Samsung, Motorola, Fujitsu-Siemens, HP, Acer, Toshiba, Sony, LG, Panasonic ve Apple.
Tabii bu raporda Apple’nin en dipte yer almasının tek sebebi, Greenpeace’ye Lenovo kadar para yedirmemiş olması! Başka ne olabilir ki! Çünkü Apple ve Steve Jobs çevreye ve tüketiciye birer melek kadar saygılıdırlar! Jobs, iPod nano’yu küçük kutuya koyarak bunu kanıtlamıştı zaten! Greenpeace, o listeyi şirketlerden para yiyerek oluşturuyor! Şovmen hepsi şovmen! Apple babamın şirketi, ben her gün fabrikaya gidiyorum. Yerler tertemiz, hiç toksik kimyasal görmedim!
Kazın ne ayağı ne bacağı, üst paragraftaki mürit nutukları ya da Apple’nin çevre sayfasındaki cicili bicili fotoğraflar gibi değil. Apple ve çevre konusu ciddi bir mesele. Hissadarlar arasında bile, yıllık toplantıda bu konuda önerge vermeye hazırlanacak kadar meseleyi ciddiye alan insanlar var. Durum bu noktaya gelmişse, Apple babanızın bile olsa, durup bir saniye düşünmek gerek. Çünkü doğa babanızın malı değil…
““Çevreci” Apple yine en dipte”: 4 Yorum
- 1 Pingback - Tarih: 29 Nis 2007 / 4:41
- 2 Pingback - Tarih: 1 Tem 2007 / 5:18
- 3 Pingback - Tarih: 4 Eki 2008 / 17:45
Yorumunuzu Yazın
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.



cidden greenpeace’i para yemekle suçlayanlar var mı ya? yuh artık…