Microsoft Silverlight
Yazılım devi Microsoft da NAB 2007’de yeni bir ürün tanıttı: Silverlight. Tarayıcı ve platform bağımsız, yeni bir internet teknolojisi. Adobe Flash’ın (ve belki QuickTime’nin) rakibi olarak tanımlanıyor. Video, animasyon ve etkileşimli arabirimler için tasarlanmış bir çevrimiçi içerik platformu. Aslında Aralık 2006’dan bu yana WPF/E adıyla tanıyorduk.
Microsoft şimdiden bu teknolojinin kullanımı için Akamai, Brightcove, Eyeblaster, Amerikan Beyzbol Ligi ve Netflix gibi içerik sağlayan kuruluşlarla anlaşmış. Microsoft’un duyurusuna ilk tepki Apollo teknolojisi üzerinde çalışan ve aynı fuarda Media Player’ini duyuran Adobe’den geldi. Şaşırtıcı değil. Çünkü Adobe söz konusu alanda tekel konumunda. Ayrıca Microsoft ilk defa bir ürününü, platform bağımsız olarak yayımlıyor. Böylece kimi sitelerin yalnızca Windows uyumlu olarak sunduğu içeriklere, Mac platformundan da erişmek mümkün olacak.
Microsoft Silverlight, Mac OS X 10.4.8 ve üzeri sistemlerde çalışan, evrensel bir eklenti. Firefox 1.5 ve 2.0 ile Safari 2.0’ı destekliyor. Henüz tanıtım amaçlı yayımlandı. Nihai sürüm olmadığını unutmamak gerek. Yani sorunlar yaşanabilir.
10.4.10 güncellemesi gelir mi?
Bilindiği üzere Boot Camp, geliştirilme aşamasındaki bir Apple projesi. Halka açık beta programı kapsamında dağıtılıyor. Esas olarak, Mac OS X Leopard’ın yerleşik bir parçası olarak sunulacak. Yani Mac kullanıcılarına Windows kullanmanın ayrıcalığını (!) tattıracak, altı kaval üstü şişhane bir Apple icadı. Leopar’ın çıkışı resmi olarak Ekim 2007’ye ertelenince, Boot Camp konusunda da ilginç bir gelişme oldu. Yazılımın kullancı sözleşmesinde, beta programının bitiş tarihi 30 Eylül 2007 olarak belirtilmiş durumda. “Ya ticari sürümün piyasaya çıkışı ya da 30 Eylül 2007, hangisi önce gerçekleşirse” deniyor.
Beta programının sona ermesi demek, beta lisansıyla kullananlar için destek ve sürücü güncellemelerinin geri çekilmesi demek oluyor. Yani Boot Camp Assistant yazılımının artık çalışmaması. Son günlerde bu konu sıkça konuşulur oldu. Beta programının uzatılması gerekiyor. Ayrıca Boot Camp Leopar ile birlikte piyasaya sürüldüğünde, Tiger kullanıcılarının neyle karşılacağı da hâlâ belirsiz. 2 dolarlık 802.11n haracında olduğu gibi, Apple Tiger kullanıcılarından ücret talep edebilir.
Leopar’daki gecikmenin akla getirdiği bir diğer soru ise sistem güncellemeleri ile ilgili. Tiger geleneksel son sürüm olan 10.X.9’a ulaşmıştı ve artık defteri kapattığımızı düşünüyorduk. Fakat bu tez, nisan-haziran döneminde çıkacak bir Leopar durumunda geçerliydi. Oysa ekim ayına ertelendiği kesinleşti ve daha altı ay var. Bu süreçte, normal şartlarda en az iki sistem güncellemesi gelmesi mümkün. Yani 10.4.10 ve 10.4.11 gelebilir. Fakat hazretler cep telefonu ile öylesine meşguller ki, Tiger bir yana, Leopar ile dahi ilgilenemiyorlar. Bakalım. Her şey, altı ayda Tiger’de ortaya çıkacak güvenlik açıklarına bağlı.
Santa Rosa geliyor mu?
Intel’in yeni nesil işlemci mimarisi Santa Rosa, çıkışı için gün sayıyor. Hattâ mayıs ayından itibaren Santa Rosa teknolojisinin piyasada olacağı söyleniyor. Centrino’nun yerini alacak olan Santa Rosa mimarisi, tahmin edileceği üzere daha yüksek verim ve daha düşük güç tüketimi vadediyor. 965GM ana yongasını ve GMA 3000 grafik yongasını kullanıyor, 533MHz ve 667MHZ DDR 2 belleği destekliyor. Bu mimari kapsamında, yeni nesil Penryn işlemciler de geliştiriliyor. Fakat Penryn’in piyasa çıkışı, 2008’in ilk yarısını bulacak. Yani Santa Rosa hayali kurmak için erken. Uzun vadede, Intel’in dört çekirdekli dizüstü işlemcileri de tasarlaması bekleniyor.
Nereden nereye. Apple fanatikleri, ezelden beri küçümsedikleri ve “aptal PC’ler” ile özdeşleştirdikleri Intel’in ağzının içine bakar oldular. PC dünyasının vahşi işlemci tekeli Intel’e. Hazin bir tablo. Ama hayat böyle. Kimin ne yapacağı, ne olacağı hiç belli olmuyor. Bir anda eskisinin tam zıttı oluveriyor insan ve başlıyor geçmişi inkâr etmeye. Bununla da kalmayıp, o geçmişi inkâr etmeyen ve hâlâ savunanlara hakaretler yağdırıyor. Bkz. Eski solcular veya bağnaz Apple fanatikleri.
DVD Player’den ekran görüntüsü almak
Mac OS X’in yerleşik DVD oynatıcısı DVD Player ile film izlerken, ekran görüntüsü almak mümkün değildir. Hem yazılımın kendisinde böyle bir seçenek yoktur hem de sistemin görüntü alma komutları (elma+3/4) bu amaçla kullanılamaz. Apple garip şekilde kullanıcının ekran görüntüsü almasını istemiyor. iTunes mağazasında ekran görüntüsü de satılmıyor ki! Neden böyle yapıyor acaba?
Her neyse. DVD Snap, Tool Force Software tarafından geliştirilen küçük bir yazılım. İşlevi, DVD Player ile film izlerken, kullanıcının ekran görüntüsü almasını sağlamak! Şaka gibi ama gerçek. Tabii işlev bu kadar kısıtlı olunca, görüntü alma işini çeşitlendirmişler. Elle, otomatik, küçük boyutlu, zaman aralıklı vb. seçenekler sunuyor. Yeni sürüm şeffaf arabirim ve çeşitli iyileştirmelerle geliyor.
DVD Snap, Mac OS X 10.4 ve üzeri sistemlerde çalışan, evrensel bir yazılım. Fiyatı 20$. Ücretsiz alternatifler arasında VLC kullanmak, basit bir betik hazırlamak ya da komut satırını kullanmak var.
DVDSnap.dmg (992KB) – Tanıtım sürümü
Apple II 30 yaşında
Efsanevi bilgisayar Apple II, bu yıl 30 yaşına giriyor. 17 Nisan 1977’de tanıtılan Apple II, Steve Wozniak’ın garaj dışındaki ilk çalışmasıydı ve hem önceki model Apple I’i teknolojik olarak birkaç adım ileri taşıyor hem de yeni bir tasarımla geliyordu. Renkli ekran, sekiz adet genişleme yuvası, ses ve oyun çubuğu portu, yenilikçi özelliklerinden bazılarıydı. İşlemcisi 1MHz, belleği 4KB ve verebildiği maksimum çözünürük ise 280×192 (6 renk) idi. Disket sürücü isteğe bağlı olarak sunuluyordu.
iMac’ın atası olan Apple II 30 yaşında da olsa, bir yerlerde hâlâ canlı örnekleri var. Ölen Apple II’lerin kemiklerinin sızladığına eminim. Yaşayanlar da Apple’nin bugünkü hâlini gördükçe kahroluyorlardır…
iTunes 7.1.1 Türkçe
İmece, iTunes 7.1.1’in Türkçe yerelleştirmesini yayımladı. 7.1’i es geçmişlerdi, bu kez gerçekten Türkçe sürüm yayımlanmış. 7.1.1 güncellemesi, küçük uyumluluk sorunlarını ve bir kararlılık problemini gideriyor. Türkçe sistem kullananlar indirip kurabilirler. En az 10.3.9 sistem gerektiriyor.
Bir ay önce yayımlanan Mac OS X 10.4.9’un Türkçe yerelleştirmesinden ise haber yok. Belki iTunes’te olduğu gibi doğrudan 10.5’i yerelleştiririz diyorlarsa, hatırlatalım; Leopar’ın kafesi ekime kadar kilitli olacak. Şimdilik böyle.






