DRM’siz müzik nerede kaldı?
28 Mayıs 2007 Kategori: Güncel, Söylenti
Apple uzunca bir süre iTunes mağazasındaki DRM/iPod tekeli nedeniyle eleştiri yağmuruna tutulmuş, avrupada tepkiler giderek artmış, nihayet davalar ufukta görünmüş ve tam o anda Steve Jobs sahtekarca bir mektup kaleme alıp, timsah göz yaşları dökmüştü. Bir süre sonra da kesinleşen milyon dolarlık tazminat davalarının önünü kesmek için, Jobs EMI’yle birlikte DRM’siz müzik için ilk adımı atmaya hazırlandıklarını duyurmuştu. Tabii bunu da tekelci kafadan vazgeçemeden yapmıştı. Bkz. Parayı bastırana DRM’siz müzik ve DRM’siz müziğin ayrıntıları.
Geldiğimiz noktada ise merak edilen konu; DRM’siz müziğin nerede kaldığı. Apple ve EMI’nin duyurusunda, iTunes üzerinden DRM’siz müzik satışının mayıs ayında başlayacağı belirtilmişti. Fakat ayın son günlerine girdik, hiçbir gelişme yok. Fransız Mac sitesi MacBidouille.com’a göre, Apple bu hafta içinde resmi duyuruyu yapacak. Yani DRM’siz satış resmi olarak başlayacakmış. Son güne bıraktıklarına göre, Steve tatlı tekelden bir türlü vazgeçemiyor olsa gerek. İçi gidiyordur tabii! Zaten utanmadan %30 fazla para istiyor, hem de son güne kadar bekliyor. Pes artık.
“DRM’siz müzik nerede kaldı?”: 10 Yorum
- 1 Pingback - Tarih: 17 Eki 2007 / 22:23
Yorumunuzu Yazın
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.



Gene mutlaka bir cevap uyduracaksınız bana ama genede söyliyeyim
Yüzde 30 fazla para istiyor ama daha kaliteli veriyor müziği. Bütün negatif taraflarının (Tekelcilik,.. vs.) yanında böyle küçük tek tük bir iyi yanıda var.
Kaliteli mi, nasıl oluyor o? Arkada Jobs davul falan mı çalıyor ek olarak? Müzik diğer formatlara göre 75 kat daha mı güçlü veya hızlı ya da güzel mi? Daha kaliteli nasıl oluyor merak ettim doğrusu.
DRM’li şarkılar 192kbps olarak satılırken DRM’siz şarkılar 256kbps olarak satılacak. Bu da dijital müzik açısından önemli bir fark. İşte böyle oluyor daha kaliteli. Lütfen birdaha da birini eleştirmeden önce 2 kez düşünün.
Yine mi 75? Lost’a eklenmesi için başvuracağım yakında.
Sevgili Emre Ünal, Kesinlikle kişisel almıyorum sizin de öyle yapacağınızı umut ediyorum. Ben sizi eleştirmedim. Anlayamadığım bir niteleme yaptınız ben de nedenini sordum. Siz de açıkladınız. Şimdi iki (2) kez düşünüp aşağıdaki eleştirimi yapıyorum.
Desenize “Apple (sayısal) müziği daha az sıkıştırmayı yeniden keşfetti”. Apple’dan önce kimse 256kbps mp3 satmayı, üretmeyi düşünememişti.
Pardon bu arada siz yaşadığınız ülkede bu hizmetten yararlanabiliyor musunuz? Yakın gelecekte yararlanabilecek misiniz? Apple size DRM’li ya da DRM’siz (yani size göre kaliteli, bana göre daha az sıkıştırılmış), müzik satıyor mu?
Apple’ın ufak tefek iyi yanlarını görmeye çalışarak kendinizi kandıracağınıza resmin bütününe bakmayı deneseniz. Ben parasını ödeyip satın aldığım bir üründe küçük mutluluklar yerine paramın karşılığını ararım. Maalesef Apple son dönemde benim ona ödediklerimin karşılığını vermemeye başladı ve beni yolunacak kaz gibi gördüklerini düşünüyorum kötü kötü. Eskiden bir tarzları ve vizyonları vardı. Şimdi tüm ilkelerini bir yana bıraktıklarını, tek vizyonlarının “para” olduğunu görüyorum ve üzülüyorum. Hatta haddim olmayarak cebimden çıkanları düşününce kızıyorum da biraz. Bilmem sakıncası var mı?
Yorumunuzu yanlış anlayıp üzerime alındıktan sonra Eleştirdiğim için özür dilerim, sorun bendedir (iğneleyici bir noktada bulunmuyorum, gayet özür diliyorum) Malesef Türkiy’de şu anda bu hizmetten yararlanamıyor olsak da bunun için bazı davalar sürüyor (İngiltere’den bazı insanlar, İngilterede ingiliz iTunes Store dışında başka bir iTunes Store’dan - mesela Amerikan iTunes Store’dan - şarkı satın alamadığı ve İngiltere’deki fiyatların Amerik’ya göre daha pahalı olduğundan dolayı Apple’a dava açtılar) Yakın gelecekte bizede iTunes Store’un geleceğini umuyoruz. Hem ayrıca DRM’siz müzik satarken boşu boşuna 0 fazla para almıyor, aldığı 0 parayı kaliteyi arttırmak için kullanıyor (bu konuda düşüncelerimiz uymuyor olabilir)
Hiçbir bilinçli tüketicinin Polyannacılık yapma lüksü olamaz. Ya Apple A.Ş. tarafından dolandırılmaya gönüllü olacak kadar mazoşistsiniz ya da fiyatları önemsemeyecek kadar zenginsiniz. Üçüncü seçenek de şeyh müridi olmanız ki, daha önce olmadığınızı söylediğinizden onu atlıyorum.
Apple, iPod tekeline karşı olan insanları aptal yerine koyarcasına, DRM’siz müziği yüzde 30 yüksek fiyatla satıyor. Bu düpedüz tüketiciyi dolandırmaktır, tekelci kafanın icraatıdır. Apple DRM’siz müziği sırf milyon dolarlık tazinatlar ödememek için “lütfen” satacak. Ama hazretler bunu bile şark kurnazlığıyla yapıyorlar. 256kbps’lik ses kalitesi, tamamen bir kandırmacadan ibaret, pratikte faydası yok. Tipik, tüketiciyi rakamlarla kandırma taktiği…
Eğer bu yüzde 30 fazla fiyata ve yüksek kalitedeki şarkıların yanı sıra DRM’li şarkılar ile aynı fiyat ve kalitede satılan DRM’siz şarkılar olsaydı gider daha kalitelisini alırdım - daha az alırdım ama daha kaliteli alırdım. O gün 9 şarkı alacağıma 6 şarkı alırdım. Kalite benim için çok önemli. Üzgünüm bu konuda ben böyleyim.
Bence kalite kavramı neye ihtiyaç duyduğunuzla ilgili olarak değişir. Özetlemek gerekirse içme suyu için kalite mineral dengesinin yerinde olması, renksiz ve kokusuz olması gibi özelliklerle tanımlanırken, Arabanın radyatöründe kullanacağınız suyun kalitesi sadece kireçsiz olmasıyla tanımlanır. Yani sırf kalite arıyoruz diye arabaya süzülmüş, mineral dengesi uzmanlarca test edilmiş, tse belgeli ve el değmeden paketlenmiş su mu koymamız lazım. Bence bir alette ihtiyaç duymadığınız özelliklere para vermek ne kadar lüzumsuzsa, hissedemeyeceğiniz bir kalite farkı için 0 fazla vermek de o kadar lüzumsuz. Belki aynı paraya olsaydı (ki asla olmaz) o zaman herkes daha kalitelisini indirmek isterdi, ama sadece tekelci zihniyetin yansıması olan bir hareketi yüceltmenin de manası yok. Tabi tüm bunlar kendinizi bilinçli tüketici olarak görüyorsanız geçerli.