Çarşıya sordum 88, Jobs’a gittim 130
31 Mayıs 2007 Kategori: Güncel, İnternet
Steve Jobs tüketiciyle dalga geçercesine DRM’siz müziği fahiş fiyatla satadursun, ondan daha vizyonlu insanlar da var. Mesela PayPlay.FM’deki gençler. Müzik satış sitesi PayPlay.FM’nin kataloğunda 1,3 milyon adet şarkı var. Şarkıların her biri, hem de DRM’siz 88 sent (WMA korumalı olarak alırsanız 77 sent). Üstelik tüm şarkılar iPod uyumlu (mp3) ve 192kbps kalitesinde. Ancak katalogtaki şarkılar EMI, Sony vb. müzik tekellerinin eserlerinden değil, 80 bin kadar bağımsız sanatçının eserinden oluşuyor. PayPlay’in arabirimi tarayıcı tabanlı. Dolayısıyla tüm platformları destekliyor. Hatırlatalım; Steve Jobs vahşi tekelci kafayla, DRM’li müziklerden 99 sent, DRM’sizlerden 130 sent alıyor. Üstelik şarkıların %90′ı hâlâ yalnızca iPod uyumlu.
Eskiden, yani tatlı iPod/iTunes tekeli kırılmaya başlamadan önce, DRM karşıtı söylemlere robotlaşmış fanatiklerin yanıtı “Apple tekelci değil ki, ne ilgisi var? Ayrıca DRM’siz müziğe ne gerek varmış?” şeklindeydi. Ardından tepkiler dağ gibi oldu ve milyon dolarlık tazminatlar kesinleşti. Sonunda Jobs DRM’den çark etti, içi kan ağlasa da tıpış tıpış DRM’siz müzik için ilk adımı attı. Nasıl attı? “Parayı bastırana satarım” dedi ve 256kbps palavrasını icat edip müritlerini uyutmayı yine başardı. Robotlaşmış Steve Jobs hayranları ise işin özünün farkında değiller. Hâlâ 256kbps şarkılar için göbek atıyorlar. Dikkat ediniz. Özü mözü boş verin. Bu kitle, “DRM’siz müzik de neymiş?” diyen kitle. Şeyh kıvırıyor, HOP! Bunlar da anında kıvırıyorlar. Pes…
192-256kbps farkının nasıl bir palavra olduğunu teknik açıklamasıyla öğrenmek isteyenler, şu İngilizce makaleyi okuyabilirler. İşportacı Jobs’a hayırlı satışlar.
“Çarşıya sordum 88, Jobs’a gittim 130”: 3 Yorum
- 1 Pingback - Tarih: 22 Haz 2007 / 23:40
Yorumunuzu Yazın
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.


Makalenin alt tarafında bir yorum var:
As a professional theatrical sound designer and engineer, I am regularly asked to accept mp3s from directors and dancers.
Maybe not on headphones, but on LOUD concert and theatrical sound systems the compression can certainly be identified, even with variable bit rates.
Additonally, editing is not accurate with mp3s.
Dolayısıyla kullanıma ve dinleyen kişiye göre daha yüksek bit değerindeki mp3′ler manasız değil. O zaman hepimiz 128bit mp3 dinleyelim nasıl olsa bir farkı yok!
Ben 192kbps ile 256kbps arasındaki farktan söz ediyorum. 128 ile 256 arasında elbette fark var. Fanatikler hala küçük rakamlar peşinde. Mesele bit meselesi değil, Jobs’un sahtekarlığı, samimiyetsizliği, şark kurnazlığı…