Yeni MacBook Pro’nun düşündürdükleri
5 Haziran 2007 Kategori: Donanım, Görüş
Apple MacBook Pro modellerini güncelledi güncellemesine, fakat ortada yine tutarsız bir politika, hâlâ tüketiciye saygısızlık var. “Yahu Apple ne yapsa bu adama beğendiremiyor” demeden önce yazının devamını okuyun. MacBook Pro modellerinin çıkışını ve yansımalarını iyi okumak, gelecek perspektifini iyi görmek gerekiyor. Şöyle ki:
- MacBook Pro, gecikmeli de olsa güncellendi. İyi oldu. Ortalama bir PC üreticisi olarak Apple, pahalı dizüstü modellerini yeni teknolojilerle donattı. Aferin!
- Makyajlanmış MacBook Pro piyasaya sürülünce, özellikle Macintosh sırtlanları ve müritler, yine mide bulandırıcı propagandalarına başladılar: “İşte bu! Apple tarih yazdı! Dünyanın ilk LED ekranlı dizüstüsünü çıkardı! Helal olsun! Vay be! Nasıl geçirdi ama Bill Gates’e”. Birincisi, Apple tarih marih yazmadı. Hantal bir PC üreticisi olarak, fahiş fiyatlı dizüstülerine “lütfedip” ve gecikmeli olarak (çünkü elektronik şirketi oldular) yeni teknolojiler ekledi. İkincisi, Sony Vaio modellerinde neredeyse bir yıldır LED aydınlatmalı ekran kullanılıyor! Üçüncüsü, Santa Rosa zaten yeni bir şey değil. Vestel bile dizüstülerinde kullanıyor. Sonuç olarak, Apple’nin artık bilgisayar teknolojilerinde öncü bir firma olmadığı, hantal ve geri bir firma olduğu eleştirimiz sürüyor. Çünkü değiller.
- Apple LED aydınlatmalı ekran kullanmaya başlayınca propaganda başladı: “İşte bu! Apple dünyanın çevreye en saygılı şirketi! Bir numara! Cıva kullanımı azalttı! Helal olsun!” Durum hiç de öyle değil. Apple sadece tek bir modelde, 15-inç MacBook Pro’da LED ekran kullanacak. Ne 17-inç modelde ne de en çok satılan modeller MacBook, iMac ve LCD ekranlarda LED aydınlatma yok. Apple çevreye ne kadar saygılı (!) olduğunu ve tükürük yalama uzmanı Steve Jobs’un neler yaptığını hepimiz biliyoruz.
- Santa Rosa meselesi çok fazla büyütülüyor. Bu tüm markalar için geçerli. Santa Rosa bir mimari. Bu mimarinin en önemli ayağı da 800MHz veriyolu hızına sahip 8MB L2 önbellekli Penryn işlemciler. Fakat bu işlemciler iyimser tahminle 2008’de çıkacak. Şu anda Santa Rosa mimarili bilgisayarlarda (MacBook Pro dahil), sadece veriyolu hızı yükseltilmiş (800MHz) Core 2 Duo işlemciler kullanılıyor. Bu da sırf tüketimi körüklemek için yapılmış bir manevra.
- Bir diğer önemli mesele: Haziran başında güncellenen MacBook Pro ne işe yarayacak? Bu nasıl bir vizyonsuzluktur? Leopar ortada yokken, Windows Vista’dan fazla geciktirilmişken, nasıl tutarsız bir politika izliyor ki Apple, böyle bir durumla karşılaşıyoruz? Elektronik zımbırtı ve tatlı kazanç sevdası yüzünden, utanmadan Mac OS X Leopard’ı ekime ertelediler. Şimdi de MacBook Pro’yu güncelliyorlar. Tipik Steve Jobs 2.0!
- Leopar çıkıncaya kadar MacBook Pro alanlara, Mac OS X Leopard ekimde ücretsiz verilecek mi? Elbette hayır! Ama Vista verilmişti? Olsun. Bizim şeyhimiz büyük adamdır, vermez. Leopar’ı cep telefonundan gelecek tatlı kazanç uğruna ekime sarkıtır, haziranda MacBook Pro’yu günceller! Altı kaval üstü şişhane!
- MacBook Pro LED ekran ve Santa Rosa ile donatıldı. Ama hâlâ (tercihe bağlı olarak bile) ne Blu-ray sürücüleri ne de günümüzün gereği HDMI çıkışı destekliyor. İşte vizyon diye buna denir. 2500 dolara dizüstü sat, Blu-ray koyma!
Sonuç olarak Apple, “yeni Apple” dediğimiz o altı kaval üstü şişhane kafasıyla yoluna devam ediyor. MacBook Pro’yu gelen tepkiler nedeniyle zoraki olarak güncellediler. 2007 büyük bir yıl değil, tutarsızlıklar, sahtekarlıklar, güdük ürünler, vizyonsuzluklar, yanlış politikalar ve tekelci kafanın yılı olmaya devam ediyor. Aferin!
“Yeni MacBook Pro’nun düşündürdükleri”: 13 Yorum
- 1 Pingback - Tarih: 7 Haz 2007 / 2:53
- 2 Pingback - Tarih: 19 Tem 2007 / 3:00
Yorumunuzu Yazın
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.



Sadece bir soru, polemik için falan kesinlikle değil, Sony’nin hangi Vaio modeli LED kullanıyor, ben aradım bulamadım, 10.yıl özel bir model var onu mu kastediyorsunuz?
Burda bir link buldum;
Mayıs 17 tarihli, Sony’nin LED ekranlı bir Laptop duyurduğundan bahsediyor, bunu mu kastediyorsunuz?
SZ ve TX serisi Vaio’lar LED aydınlatmalı ekrana sahip. Bir yıl sözü de uydurma değil gerçek. Bir yıldan fazla süredir olduğunu ileri sürenler de var.
Bi de böyle parça parça oldu ama,
Tüketimi körüklemeyen ne var ki şu berbat hayatlarımızda
Açıkçası ben de tam olarak memnun olmadım bu güncellemeden. Teknolojinin en üst noktasını, ince ayrıntıları bir tarafa bırakırsak, tek düzgün yanı 2 GB RAM ile gelmesi, pil ömrünün uzaması ve Avrupa’da 100 Avro kadar ucuzlaması, ki bu kısmı Türkiye’yi de bağlıyor.
Macbook’un 12″ Powerbook’u kapatamadığını görmeliler artık. 12 veya 13″ orta halli bir macbook pro çıkartmalılar artık. resmen şu bahsi geçen Dell’e osx kurasım geliyor.
XBRITE™ LCD technology with white LED backlight, a razor-thin LCD panel,
Sony’nin kullandigi anladigim kadariyla LCD, LCD teknolojisi ve yaninda LED aydinlatma diyerek ne soyledigini anlamadim ama anladigim kadariyla tam bir LED ekrandan bahsetmemiz mumkun degil…
Cunku daha once gonderdigim linkte de LED aydinlatmali ekrandan yenilik olarak bahsedilmis…
Sanirim LED teknolojisini kullanmaya dediginiz gibi bir yil once baslamislar ama tam anlamiyla degil…
LED aydınlatma, Apple tarafından keşfedilen bir teknoloji değil. Herkes nasıl kullanıyorsa, Apple de öyle kullanıyor. “XBRITE™ LCD technology with white LED backlight” demek, LED aydınlatmalı ekran demek. Ayrıca Sony örneklerden sadece biri. Toshiba da geçen yıl aralık ayında LED ekranlı tabletini piyasaya sürmüştü.
Apple tarafindan kesfedildigini dusunmuyorum…
Sadece bazi teknoloji sitelerinde LED aydinlatmali ekrana gecis neden bu kadar abartili bir sekilde yer aliyor onu merak ediyorum, madem yeni degil senelerdir birtakim markalar kullaniyor o zaman niye bu kadar haber konusu olsun ki?
Apple’in bence yapmasi gereken bir an once LEOPARD’i ortaya cikarmak, yapabilecekleri en iyi sey bizim icin bu olacaktir…
Ya çok afedersiniz ama söylemeden edemiyeceğim; bu kadar Leopard’ın gecikmesine laf ediyorsunuz ama izin verirseniz bir-iki flashback yapalım:
1) “Leopard WWDC’de tanıtılmasın yoksa iPhone’un gölgesinde kalır” ve
2) “Leopard’ı çok erken çıkartıyorlar, daha beta tester’lara betası gönderilmeden bütün bozukluklarıyla göndericekler” (yada buna benzer birşey)
diyen siz değilmiydiniz?
Konuyla alakasız gelebilir ama benzer yanları olduğu için bunu yazıyorum. Haute Couture modayla alakalı bir terim sanılır hep. Haute Couture genelde 50 parçadan az üretilen, giyilmeyen, gösteri amaçlı kıyafetlerdir. Aslında Haute Couture geleceğin tarzına ışık tutan anlamındadır. Yani bugün giydiğimiz, kullandığımız herşey 60 yıl önce Haute Couture’idi. Konuyla bağlantısı şu: biz Apple’yi hep couture bir firma olarak görürdük. Pazar payı az, çok ileri teknolojili,
bu da imkansız, inanılmaz derdik, couture tanımında belirttiğim gibi. Yani hep farklı
ve öndeydi. Şu an ise x86′dan pek bir farkı yok. Umarım eski günlerindeki gibi
öncü olur.
Geçmişte söylediğim sözleri, anlam bütünlüğünün içinden çıkararak, cımbızla çekip alt alta dizerseniz, böyle çelişkili görünmeleri çok normal. O cümleleri çıkarırken, ilgili yazıları da çıkarın ki insanları yanıltmayın.
1) O sözü WWDC 2007′nin de tıpkı Macworld 2007 gibi elektronik zımbırtı fuarına dönüşmesi ihtimaline yönelik söyledim. Bilmem hiç umurunuzda mı acaba? Değil. Apple WWDC’de kamyon lastiği bile tanıtsa, sizler zaten göbek atacaksınız.
2) Bu da Apple’nin son dönemde güncelleme, sistem güvenliği ve kararlığı açısından Microsoft’tan bile daha zavallı hale düşmüş olmasıyla ilgili. Leopar çıkacak, bir ay sonra sistem güncellemesi yayımlayacaklar. O güncelleme de hatalı olup tekrar yayımlanacak! Sonra tekrar… bu böyle sürecek.
İsterseniz ben de cımbızla sizin geçmiş yorumlarınızdan bir güzelleme hazırlayayım? Kendinizi boşuna yormayın. Tutarsızlık, bu sitede bulacağınız en son şeydir.
İstiyorsanız hazırlayın. Dün söylediklerimin dünde arkasındayım, bugünde arkasındayım.