Tuhaf isimli tuhaf dizüstü: MacBook Air?
16 Ocak 2008 Kategori: Donanım
Apple dün tarihinin en enteresan (bilgisayar) ürününü tanıttı: MacBook Air. MacBook ailesinin MacBook’tan büyük, MacBook Pro’dan küçük bu yeni üyesi, gerçekten çok ince ve çok hafif bir dizüstü. Fakat ne boyutuyla ultra küçük dizüstü sınıfına, ne de sahip olduğu (sahip olmadığı) özelliklerle büyük sınıfına giriyor.
Tuhaf bir ürün. Tabii en başta da ismi tuhaf. Söylentilerde “MacBook Air”in adı geçince, kimisi WiMax desteği olabileceğini ileri sürmüş, kimisi de ultra küçük dizüstü tahmininde bulunmuştu. İkisi de tutmadı. Apple’nin MacBook Air ile ne yapmaya çalıştığını anlayabilen varsa, beri gelsin. Çünkü ben anlayamadım. Önce teknik özellikleri ve fiyatı yazalım, sonra da yorumlayalım:
- 13.3-inç LED aldınlatmalı parlak LCD ekran (1280×800)
- 1.6GHz Intel Core 2 Duo 4MB L2 önbellekli işlemci / 1.8GHz
- 2GB 667MHz DDR2 bellek
- 80GB PATA (4200d/d) sabit disk / 64GB katı disk
- Intel GMA X3100 paylaşımlı ekran kartı
- 0.4 - 1.94 x 32.5 x 22.7 cm boyut
- 1.36kg ağırlık
- 5 saat pil ömrü
- Çoklu dokunmatik izleme dörtgeni (trackpad)
- Yerleşik iSight kamera
- Yerleşik 802.11n ve Bluetooth 2.1 + EDR desteği
- 1 adet USB 2.0, micro-DVI çıkış ve ses çıkışı
- Fiyat: 1799$ / 3098$
Teknik özellikler böyle. Şimdi de olumlu/olumsuz ayrımı yapmadan bilgisayar hakkındaki bazı ayrıntıları sıralayalım:
- Alette optik sürücü bulunmuyor. Fakat MacBook Air’e özel bir harici SuperDrive hazırlanmış (99$).
- 2GB bellek anakarta gömülü durumda. Bellek terfisi mümkün değil.
- Pil, tıpkı iPhone’de olduğu gibi alete tümleşik. Yani çıkarılamıyor (iPhone’ye gelen tepkilerinden hiç ders almamışlar).
- Ethernet portu bulunmuyor (en yakın müride sorun, o size çözümü bayıla bayıla sunacaktır).
- FireWire portu bulunmuyor (bunun çözümü yok).
- Mini-DVI çıkışını anlamıştık ama micro-DVI çıkış hepten standart dışı. Harici ekrana bağlamak için de aksesuar alınacak.
- Sadece 1 adet USB portu var.
- Çoklu dokunmatik trackpad, uygulamadan uygulamaya farklı tepki veriyor.
- Ucuz modeldeki sabit disk, 4200 devirli ve Paralel-ATA teknolojili. Yani 80GB iPod’da kullanılan disk. Sabit diskten hız beklememek gerek.
- 3G ya da WiMax desteği yok.
- Hafıza kartı okuyucusu yok (bkz. Hâlâ mı?).
- Örneğin Fujitsu Q2010 da 19.9mm kalınlığında. Yani MacBook Air’den yarım milimetre daha kalın. Fakat yerleşik HSDPA/3G/GPRS desteği, ExpressCard slot (34/54) yuvası, SD kart okuyucu, iki USB port, VGA çıkış, ethernet, FireWire ve parmak izi okuyucu gibi fazlalıkları var.
MacBook Air, böyle bir şey işte. Tuhaf bir isim, tuhaf bir konsept, tuhaf özellikler ve tuhaf bir fiyat. Madem bu kadar taşınabilir yapıyorsun, kablo takılacak yuva koymuyorsun üzerine, neden ekranı bu kadar büyük? Neden 7-inç veya 10-inç yapmadın? Bu bilgisayar kime hitap edecek? Bu kadar kısıtlı özelliğe rağmen, nasıl MacBook ile MacBook Pro’nun arasına yerleştirebiliyorsun? İçinde ATA sabit disk olduktan sonra, böyle bir konseptin ne anlamı var? Neden hafıza kartı okuyucusu yok? Bütün bunlar şaka mı?
MacBook Air, benim için daha doğmadan öldü. Ben de herkes gibi yeni bir dizüstü bekliyordum ama bundan dana büyük bir hayal kırıklığı olamazdı. MacBook Air, tam tanımla bir “iPod bilgisayarı” olmuş, Macintosh değil…
Akla gelen çok soru var. Ama uzatmayalım. Zaten Steve Jobs 2.0’ın icraatlarına akıl sır ermez. Eski vizyon sahibi Steve Jobs olsaydı, bu bilgisayarın ne adı böyle olurdu, ne tasarımı, ne de özellikleri…
Bu arada, birinci nesil MacBook Air alacaklara şimdiden geçmiş olsun. Hem muhtemel kalite sorunları hem de gelecek güncellemeler yüzünden. Çünkü en fazla 6 ay içinde ucuz modelde de katı diske geçiş yapılacağa benziyor. Katı disklerin fiyatı hızla düşüyor. Asus, fiyatları 300$ seviyesinden başlayan ultra küçük dizüstülerinde bile bu katı disklerden (4/6/8GB) kullanıyor. Apple de isteseydi giriş modelinde 16GB gibi bir katı disk kullanabilirdi. Ama tercih etmemişler.
“Tuhaf isimli tuhaf dizüstü: MacBook Air?”: 22 Yorum
Yorumunuzu Yazın
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

200 mhz işlemci farkı ve solid hdd için 1300 usd fark ödemek çok mantıklı değil. Yani air kadar ince olmasa da yeni dell xps serisi hem konsept hem de fiyat olarak daha uygun bir çözüm gibi geldi.
Ne diyeyim güzel bi alet olmuş ama kim ne için kullanır bu aleti bilemem. Yani 1 adet usb de iyice komedi olmuş. yanında taşıyamadığın kablosuz teknolojiyi ben ne yapayım her yanı kablosuz teknoloji için yaratılsa ne yazar. Bu bilgisayar bence sadece itunes üzerinden içerik satın alıp dinlemeye/izlemeye yarar başka bişey yapılmaz. Bu bahsettiğim de türkiyede olmadığına göre zaten tahmini tr fiyatı 1800 euro kdv olan bi alet için beklemek lüzumsuz.
MacBook Air yani yeni kucuk laptop bekleyenler hava aldı anlamında sanırım
MacBook havaya haydi havaya…
havaya…
Ethernet portu ve firewire girisi olmaması bunun gösteriş nesnesi dışında birşey olmadığını destekleyen en önemli unsurlar bence…
Tikiler hava atmak için kullanabilir özellikle 3100$ olanı alıp havaya fırlatabilirler
airport express’in önemi bu dizüstü ile birlikte artmış gözüküyor
iphone satış staretijisindeki saçmalığı bir kenara bırakırsak ipod ve iphone konusunda Ethem Tolga’nın görüşlerine katılmıyordum. Çünkü günümüzde böyle küçük multimedia cihazları tercih edilmekte ve Apple’da piyasada kendine bir yer edinmek zorunda.
Ama şunu söylemeliyim ki MacBook Air bu haliyle tam bir “elektronik zımbırtı” olmuş. Bol para harcama meraklısı, tiki kesime hayırlı olsun.
MacMini’den hiç söz edilmemiş. Sanırım sesiz sedasız rafa kaldırıldı çoktan. MacMini G4 kullanıyorum. Yakın zaman içerisinde yeni mac almayı düşünüyordum fakat macbook air gerçekten hayal kırıklığı oldu. Diğer yazıya göre kısaca macmini öldü.
Ah ah nerde o eski günler…
Powerbook günlerini özlüyorum vallahi…
Ben onun gibi birşey beklerdim…
Yani zamanın en küçük ve en hızlı makneleriydi powerbooklar bu da bilgisayarmı sadece gosteriş yapmak istiyeceklerin kullnacagi bir bilgisayar…
Anlamiyorum ve anlamakta istemiyorum…
İnsaallah eski günlere doneriz…
PowerPC gnlerine
Ah ah…..
Bir elektronik ürünün özelliklerinin kısılması, tabir-i caizse ”yontulması” , onun olabilidğince hafif, küçük ebatlı ve de dolayısıyla taşınabilir olmasını sağlamaktır.Madem bilgisayarın özelliklerini bu kadar ”yonttunuz”, bu ürünün 10.1 inç gibi yada en fazla 12 inç gibi olmasını beklerdim..Piyasadaki ekranı küçük tüm dizüstü modellerinin özelliklerine bakın, adeta ”toplama” masaüstü bilgisayar siparişi vermişcesine son derece donanımlı iken bü ürünün böyle özelliklere sahip olması son derece salakça bi ürün olduğunu ortaya koyuyor…Sonra düşündüm ”acaba bu bilgisayar kime hitap ediyor, bunu ne amaçlı kullanabilir insanlar?” diye..Sonuçta aklıma şu sonucu getirdim:Bu ürünü Nişantaşı,Etiler civarındaki bardağı 10 YTL olan bir bardak çayı yudumlarken oturduğu kafede yanındaki bu ürünle fiyaka yapmayı isteyen tiplere hitap ettiği kanaatine vardır..
Ethem Bey,
İlk önce bu haberi okuduğumda ne varki bunda Apple da Nokia gibi farklı farklı kullanıcılara hitap eden bir bilgisayar yapıp ürün yelpazesini genişletmiş diye düşünüyordum. Fakat sonrada Macworld fuarı için yazmış olduğunuz ayrıntılı yazıyı okudum. Çok haklısınız. Eğer bu inanılmaz şık fakat hiçbir özelliği olmayan bilgisayarın fuarda ana etmen olarak tanıtılması gerçekten çok saçma. Donanımla uzun zamandır ilgilenmediğim için pek bir cevap veremeyeceğim ama piyasadaki en ucuz laptopta bile artık kart okuyu gibi özellikler varken Apple ın bu konudaki saçma inadını bir türlü anlayabilmiş değişim. Diğer markalar ince bilgisayar yaptıklarında harici ekran kartından USB sayılarından feragat ederken Apple optik sürücüden vazgeçmiş. Ayrıca trackpad in bu kadar orjinal birşeymiş gibi her bilgisayarda kocaman kocaman yazılmasını anlamıyorum. En nihayetinde bütün laptoplarda olan birşey. Sıkı bir Apple fanıyım ama bu yapılanlar çok saçma.
iPod Touch için de birşeyler yazmayı düşünüyordum gereksiz yere görüntü kirliliği olmasın buraya yazıyım. Yanlış anlamadıysam güncelleştirmeden para alıyorlar. Bu vizyonsuzluk değil düpedüz soygundur. Yakında bilgisayara yapılan güncelleştirmeler de paralı olursa hiç şaşırmam. Fakat o incecik güzelim iPodun çok kötü bir özelliği var o da üzerinde VPN olmaması. Ben üniversitede okuyorum ve üniversitenin kablosuz ağına bağlanmak için VPN kullanmak zorundayım. Sadece yazılımsal birşeyi bu cihazın içerisine koymadan bunu bu şekilde piyasaya sürmek gerçekten büyük eksiklik.
Siz Apple ın müritlerinden sürekli bahsediyorsunuz. Ben henüz 2 yıldır Mac kullandığım ve çevremde de benden başka Mac kullanan olmadığı için ben bir türlü rastlamadım o tür insanlara. Siz böyle söylediğiniz zaman bazen kulağa çok farklı geliyor ama artık iPhone kullanıcıları birden fazla kişiye SMS atabilecek dendikten sonra eğer salon bu adamı dalga geçmek için değil de gerçekten alkışlıyorlarsa ben sizin ne demek istediğinizi çok iyi anlıyorum
İyi çalışmalar
Evet tam da tahmin ettiğim gibi sabah akşama kadar bakmayacağım eminin 1 tane bile olumlu yorum gelmeyecek demiştim. Arkadaşlar niye öyle diyorsunuz Apple dünyanın en şık kasasını satıyor! Üstelik içine bazı özellikler bile koyuyor!Lütfen bu kadar da olmaz yani,adamcağız daha ne yapsın? Kimse bana wireless mireless diye savunmaya kalkmasın; super drive’sız; ethernet kartsız bir notebook şu anki wireless standardında olmaz,olamaz,olmamalı. Neyse bize geldiği takdirde tutar bu ürün, Son model jipinden kirli sakalla inen ağır abilerin solaryumda kömürleşmiş ablaların elinde ne kadar “tarrz” duracak bu alet. Ama dünya için kaygılıyım, bence bu ürün iphoneden bile büyük bir balon, neden derseniz iphone daha çok ektra özellik anlamında düşük konfigürasyonlu bir telefon yani benim gibi sadece telefon konuşan ve maillere bakan bir adam rahatlıkla kullanabilir ama Macbook Air de bir bilgisayarın olmazsa olmazı yok kardeşim! Firewire yok,ethernet yok super drive yok, (karşılaştırdığı her üründe var bunlar). Ayrıca dünyada apple hisseleri ciddi bir düşüş gösteriyor hafta başından keynote sonuna kadar. Yani bu kez balonu çoğu insan yemedi. Fanatik siteleri bile şaşkın. Bir adam ” Cd drive yok böylelikle sessiz çalışacak” gibi komikten öte aciz bir duruma düşmüş. Çok uzattım işin özü: Macintosh by Apple: It was a nice dream…büyük başımız sağolsun…
Valla ethernet girişi olmamasi dişinda gayet guzel bi notebook, ethernet te haziranda eklenir olur biter. pahali denile bilir ama apple hep pahaliydi zaten.
İsmi, konsepti ve tasarımı hakikaten çok güzel. Dizayn konusunda alet dört dörtlük.
Eğer bu kadar ince bir alete Superdrive takabilseydi, Apple tarihinde yeni bir sayfa açmış olurdu herhalde. Ama en büyük eksikliği bilgisayarın Superdrive olmaması, bu da bir gerçek.
Ethernet girişi olmamasıda ikinci bir eksiklik. Diğer özellikler günlük hayatımızın olmazsa olmazlarından değil. Kart okuyucu, firewire falan. Zaten Apple dizüstlerinin en sevdiğim yanı o iğrenç delik deşik bir görünüm veren kart okuyucuyunun olmaması. Kapaklı bile olsa güzel durmuyo alette. Hiç bir zamanda koymazlar umarım.
Birde ekranın büyüklüğüyle ilgili yapılan yorumlara katılmıyorum. Daha küçük olabileceğinden bahsedilmiş. Fakat bu kadar portatif bir cihazın ekranını muadilleriyle aynı ebatta yada daha küçük yapmak yerine daha büyük yapıp yinede kompaktlığını bozmamak daha iyi olmuş. Özellikle dizüstlerinde herkesin biraz daha fazla görülebilir alana ihtiyacı vardır herhalde.
MacBook Air aslında kullandığı dizüstünde öncelikle dizayna ve kompaktlığa önem veren insanlar için tasarlanmış bir makina olmuş. Kullandığım dizüstünde herşey olsun diyenler için zaten MacBook Pro var.
Fiyatına gelince Amerika fiyatı bence yüksek değil. (1799 $ olan tabi. Diğer seçenek hard disk yapısından kaynaklanan gereksiz bir pahalılığa sahip).
5 gün önce siteyi internette dolaşırken şans eseri buldum. Biraz sitede dolaştım yazıları yorumları okudum.Okudukça siteye olan ilgim arttı ve Şaşırtıcı şeyler gözlemledim. Sitede gördüğüm en onemli şey sitede herhanbir pozitif yazı olmaması.
Yabancı buna benzer sitelerde apple ın bu kadar yerden yere vurulduğunu ne gördüm ne işittim. Değişik bir tarz olmuş.. Anladığım kadarıyla burda Steve Jobsa anlayamadığım bir sebepten dolayı savaş açılmış ve galiba adam bu saatten sonrada agzıyla kuş tutsa bile bu siteyi yapanlara yaranamayacak gibi. Diğer taraftan yorumcuların arasından, “ya o kadarda değil, doğru yapmış adamlar!” diyen yorumculara da hemen sen müritsin diyerek susturulduğunu okuyunca siteye olan ilgim daha da arttı. Şimdi benim anlayamadığım bu siteyi yapanlar dahil burdaki herkes mac kullanıyor olmasına karşın bu kadar negatiflik nedir? Ve hatta site ole bir propaganda yapıyorki sakın apple ın cıkardığı hiçbirşeyi almayın, cunku iphone bir zımbırtı, bir balon, ipod zaten calıntı bir tasarım ozgun olmayan bir alet, apple tv nedir sacma sapan bişey intel tabanlı macler ise adilik serefsizlik, zaten onlar mac bile değil onlar mac-pc vs vs.. hatta bazı soylemlerde nerdeyse Apple kapansın,’boyle bir şirket olmasın’a kadar gelinmiş. yanlış hatırlamıyorsam Safari ve Firefoxla alakalı olan bir yazıdaydı.Ozet bu… Ben neden yazıyorum murit miyim acaba? Simdiii azıcık apple taraflı konussaaam murit olacagım ve uzerime saldırılacak diye korkuyorum ve konu hiçbir yere gitmeyecek eminim. Siteyi yapanlardan yana konussam sitenin ne yapmaya calıstıgını ve nereye gitmeye calıstıgını anlayamadığımdan kaynaklı çok site taraflı da konuşamıyorum.Kısacası kafam karıştı.
Sonra düşündüm ve ne olduğunu buldum galiba. bu sitenin adının Macdünyası ve bu kadar insanın burada Apple ürünlerini yakından takip etmek ve onlar hakkında konuşmak için burada EEee demekki Hepiniz MÜRİTSİNİZ… Sadece bunu inkar edemiyorsunuz. Kısacası ailenin haşarı çocuklarısınız ve babanıza karşı geliyorsunuz. Ama aslında hepiniz babanızı çok seviyorsunuz…
Şimdi Macbook Air içinde bir yorum yapiyim yıllar önce ilk tüplü imacler çıktığında pclerde floppy diskler vardı ve floppysiz bir bilgisayarın olamayacağı düşünülüyordu. Çünkü o zamanlarda dos işletim sistemi ve win95 vardı ve bilgisayara sistem kurmak istediğinizde floppy olmadan yani startup disketiniz olmadan kuramıyordunuz. Ancak imaclarde floppy kaldırılmış ve sadece Compact Diskli , butunlesik kasasıyla değişik bir makineydi.Macbook airde bence bole bişey
Şimdi Ben Mürit mi oldum
Gerçekten gelen yorumlara inanamıyorum. Tamam Ethem Bey, valla ne deseniz az, kabul ediyorum. Bu “Mürid’ lafı meğer ne iyi anlatıyormuş bu fanatikliği … Yok Superdrive olmaması iyiymiş, yok kart okuyucu aslında fazlalıkmış, yok Firewire da zaten gereksizmiş, yok efendim ekran boyutu da iyi seçimmiş… Daha neler… İnsanlar kendilerine sunulan imkanları yoksaymaya ve reddetmeye ne meraklılar ! Bir Endüstriyel Tasarımcı olarak tasarımın sadece ‘Dış Kabuk’ olarak algılanmasından büyük üzüntü duyuyorum. “Design” sözcüğü şık bir kabuk yapıp pazarlamaktan çok başka gereklilikler içerir. Tasarım, konseptin seçilmesi ve bu sürecin ve ürünün konsepte uygun gerçekleştirilebilmesindeki başarıdır. Tasarım kabuğun işleve hizmet etmesini sağlamadaki başarıdır. Yoksa bütün bilgisayar firmaları pekala ‘köpekbalığı’ çizgisinde bir laptop çizer ve onun zarftan çıkan reklamını çeker. Kendimize gelelim, bu ürün tam bir fiyaskodur, bir balondur ve daha çıktığı gün patlamıştır. Ethernet kartı olmayan, sadece, yalnızca 1 (bir) USB portu bulunan bu kısır ürün ne yazıkki denildiği gibi; siyah RayBan gözlükleriyle cipinden inip ‘Cafe De Pari’ de lafolsun diye maillerini kontrol edecek asalak güruhun bile kullanımı için yetersiz, gereksiz ve boş, bomboş…
Tekrar ediyorum, kabuk tasarımı mücevher kadar şık ancak Jonathan Ive’ in ve Apple’ ın endüstriyel tasarım gamındaki en başarısız ürün ne yazıkki bu MacbookAir oldu.
Optik sürücü olmaması sizin kullanımınızı etkileyebilir ama pekçok sıradan kullanıcı optik sürücüye nadiren ihtiyaç duyuyor. Genelde de sabitken kullanıyorum optik sürücüyü yani yanımda taşımasam da olur. Kart okuyucu konusu da bence oldukça kişisel. Fakat tek USB kapısı gerçekten yetersiz kalacak. Düşünün ki pekçok kullanıcı dizüstü bilgisayarları fare ile kullanıyor. Bir de ethernet kapısına ihtiyaç duyarsanız vay halinize. Dijital video kamera bağlayamamak da iLife kullanımını kısıtlıyor. Yine de ben bu ürün için balon, tukaka diyemem ultra taşınabilir alanına güzel ama eksikleri olan bir adım olmuş. Muhtemelen bir sene içerisinde kullanıcılardan gelen tepkiler doğrultusunda bazı unsurları değiştireceklerdir. Alır mıyım almam o ayrı
Sonuçta bu ürünün hedef kitlesi farklı, o şekilde düşünmek lazım.
Bence işlemci de gereksiz, keşke onu da çıkartsalarmış
Ağ üstünden başka bilgisayarın işlemcisine bağlanırdık
Haahhaha… Ekran ise zaten fazlalık, düşünsenize ne gerek var… Aslında bilgisayarda olup biteni ekran olmadan da tahmin edebiliriz, öğrenebiliriz bunu yapmayı…
Yeni bir Macbook modeli bekliyoruz Apple, hadi şunu daha da incelt…
Böyle espritüel arkadaşları mac dünyasına kazandırdığı için Steve Jobs’a aslında teşekkür etmeliyiz. Düşünsenize tam donanımlı bir MacBook Air yapsaydı bu esprilerden mağrum kalacaktık.
Umarım en kısa zamanda yapar….
Polemik yaratacak kişisel tartışmalara girmeyelim lütfen. Ben Son kez iPhone gerçekleri tadında bir MacBook Air yazısı hazırlıyorum. Orada konuyu ayrıntılı tartışırız.
Macintosh un geldiği acınacak hale gülüyorum sevgili dostum. Keşke bu fuar sonrası çok başkaşeyler konuşsaydık. Keşke çoklu SMS için alkış koparan güruhla aynı havayı bile teneffüs etmesek ama olmuyor işte naparsınız… İşte yanyanayız…
Herkes niçin eksik özelliklerine takıldı anlayamıyorum. Evet başarısız bir ürün olduğunda hemfikiriz ama bence sebebi özelliklerinin kısıtlı olmasından ziyade, ekran boyutu seçimindeki hatadan kaynaklanan pazar hedefsizliği. Kimleri hedeflediler çok merak ediyorum. Bu cihaz incecik bir macbook. Hatta o bile değil.
Herkes eksikliklerden bahsetmiş. O sayılanlar olsaydı bu kadar ince olamazdı. Eni-boyu buyken bu kadar ince olmasına gerek varmıydı? O da ayrı bir konu.
Şahsen ne optik sürücünün ne aynı anda 2-3 USB portunun, ne de bu devirde ethernetin eksikliğini hissedeceğimi sanmıyorum. Hayatımda hiç dizüstü bilgisayarıma aynı anda birden fazla USB bağlama ihtiyacı duymadım mesela…
Tabi ki ihtiyaçla alakalı ve kişiden kişiye değişecektir. Bence Ethem Bey’in bahsettiği gibi 9-10 inch bir ekrana sahip olsaydı, bu özellikleriyle bile çok rekabetçi olurdu.
Üst versiyonun fiyatı ise tam bir kabus.
Wireless ortama geçişin bilgisayarı. Elimizde wirelesse gibi bir teknoloji varkan herhalde kimse USB mouse kullanmayı tercıh etmeyecektir. Birçok cihaza wireless bağlanma imkanı varken az kullanılan optik sürücü gibi donanımları gereksiz yere her yere taşımanız gerekmeyecektir. All-in-one mantığından all-in-wireless mantığına geçisin ilk ürünü bence. Benim ilk bakışta gördüğüm ilk zaafiyet Hard disk kapasitesinin az olması. İlerleyen versiyonlarında muhakkak artacaktır. Yeni bir Macbook satın almamış olsam hemen alırdım. Ama bir sonraki versiyonunu bekleyeceğim.
Şu haliyle MacBook Air kablosuz bağlantının yaygınlığına çok güveniyor. Ben yine de keşke Ethernet bağlantısı da olsaydı diyorum.
Fujitsu Q2010 nin özelliklerini inceledim yerleşik HSDPA/3G/GPRS desteği yok. Olmayan bir özelliği varmış gibi gösterip kıyaslama yapmak haksızlık olmuş. Ayrıca WiMax özelliği daha 2008 de çıkacak olup hali hazırda hiçbir laptopta yok. İşlemci üreticilerinin de bu teknolojiye ayak uydurmaları gerekiyor. Forumlarda yazılanlara göre WiMax en erken 2008 ilk yarısının sonunda laptoplara girmeye başlayacakmış. Bu durumda Macbook air in bir sonraki modelinde yer alacağı anlaşılıyor.