Yalan propagandaya tam gaz devam…
26 Ocak 2008 Kategori: Donanım, Güncel, Hafta Sonu
Reklamverene göbekten bağlı dergiler, bayiler, hissedarlar ve müritlere ait Mac siteleri, bazen şirketi övme işini o kadar abartıyorlar ki, bu iğrenç sahneler karşısında söyleyecek söz bulamıyor insan. Mac sitelerinin %100’ünü oluşturan bu tür siteler, bugünlerde en çok MacBook Air propagandası yapıyorlar. Apple tarihinin en büyük fiyaskosu, iPhone’den bile beter bir hayal kırıklığı olan MacBook Air’i cilalamakla meşguller. Tabii ki yalan söyleyerek ve aleni şekilde tüketiciyi aldatarak yapıyorlar bunu. Bilindiği MacBook Air’in pili çıkarılabilir değil. Bilgisayarın kasasını tornavidayla söküp (10 adet cıvata), pile ancak o şekilde erişilebiliyor. Ve bu aşağılık propagandayla, pilin çıkarılabilir olduğu yalanı yutturulmaya çalışılıyor. Videolar yayımlayıp, pilin aslında nasıl kolay çıktığını, yalnızca iki dakika sürdüğünü ve pilin aslında çıkarılabilir (!) olduğunu söylüyorlar. Bu kadarına da pes artık! Bu kadar yalan, bu kadar aleni propaganda, bu kadar aldatmaya rağmen, hâlâ uyanamayan müritlere diyecek söz bulamıyorum. Salak yerine konuyorsunuz, ey müritler! Takke düşüp kel görününce, hisseler düşünce, etekleri tutuşunca, sizi alenen salak yerine koyuyorlar! Ama pardon. Siz zaten mürit olarak enayiydiniz değil mi? O yüzden ne yerine konduğunuz farketmiyor tabii…
Bu arada, basın mensuplarına Apple A.Ş.’yi övsünler diye gönderilen bedava MacBook Air’lerden de ayrıntılar gelmeye başladı. Örneğin Macworld, donanım testleri yapmış. Sonuçlar, performans bilgisayarı olmadığı halde normal voltajlı 1.6GHz Core 2 Duo işlemci kullanmanın abukluğunu iyice ortaya çıkarmış. MacBook Air’in diğer sistemlerin optik sürücüsünü kullanabilmesini sağlayan Remote Disc özelliği de fiyaskoya benziyor. DVD film oynatamıyorsunuz, CD yazdıramıyorsunuz, müzik CD’si dinleyemiyorsunuz, HD disk desteği de yok.
Apple’nin 100 dolara sattığı harici DVD yazıcının yalnızca MacBook Air ile çalıştığını zaten herkes biliyor. Ya da aletin hoparlörlerinin “mono” olduğunu. Yalnız tuhaftır, MacBook Air’in USB tabanlı 3G modemlerle uyumlu olmadığı ortaya çıktı. Çünkü aletin biricik USB yuvası, 80 model televizyonların tuşları gibi çirkin bir kapaklı tasarımın içinde bulunuyor. Bu yüzden geniş ve kalın gövdesi olan USB aygıtları MacBook Air’e takmak mümkün olmuyor. İşte Steve Jobs 2.0 ve Jonathan Ive 2.0’ın ortak çalışmasının getirdiği muhteşem eser: MacBook Air.
Aslında MacBook Air’in eksiklerini çok fazla kafaya takmamak gerek. Yani Jobs hiç üzülmesin. Ne de olsa 7 gün 24 saat işleyen bir yalan propaganda mekanizması var. Onlar gereken neyse yapıyorlar…
Birileri Microsoft’a tekelci diyor ama bilişim sektöründe günümüzün en büyük tekelcisi, maalesef Apple. Hem de en kaşarlısından. Şirketin emrinde militan misali binlerce site, dergi, mürit var. Microsoft hiçbir zaman bu kadar güçlü, bu kadar “yayılmacı”, bu kadar işini yalan propagandalarla yürütebilen bir tekelci olmamıştı. Demek ki biz en başta hata yaptık. Steve Jobs 80’lerde IBM gibi tekellere başkaldırırken, belki de şöyle demek istiyordu: “Böyle tekecilik mi olur? Gerçek tekelcilik nasıl yapılır, hepinize göstereceğim!”
Evet, belki de biz onu yanlış anladık…
“Yalan propagandaya tam gaz devam…”: 5 Yorum
- 1 Pingback - Tarih: 1 Oca 2009 / 6:40
- 2 Pingback - Tarih: 6 Oca 2009 / 10:22

bide böyle uçakta fln kolayca değiştirebilirsiniz falan diyolar ya.. yuh diyorum..
Uçakta tornavida? Çok zor
apple gene birşeyleri baştan yaratmışa benziyor
en azından tornavida kullanmayı…