Lüzumsuz bir iPhoto güncellemesi
Apple, iLife ’08’in bileşenlerinden iPhoto’yu güncelledi. Yine. iPhoto 7.1.3 güncellemesi, alışık olduğumuz üzere tek satırlık bir açıklamayla geliyor: “Spiral ciltli albüm ve kart oluşturmada yaşanan sorunları gidermektedir”. Buradan da anlaşıldığı üzere, iPhoto 7.1.3, hele Türkiye’de, hiç düşünmeden gözardı edilebilecek bir güncelleme. Moda deyişle, fevkalade gereksizin fevkinde!..
Güncelleme en az Mac OS X 10.4.9 sistem ve iPhoto 7.1.2 gerektiriyor. Yani çoklu (combo) güncelleme de değil.
VLC 0.8.6e
Açık kaynaklı ve bence Mac OS X’in bir numaralı medya oynatıcısı olan VLC güncellendi. Yeni sürüm 0.8.6e, beş ayrı güvenlik açığını yamıyor ve çeşitli hata düzeltmeleri içeriyor. Mac OS X’e özel iyileştirmeler ise şöyle: Tercihler penceresi artık daha sağlıklı çalışıyor, medya oynatırken uygulama kapatıldığında yaşanan çökme sorunu giderilmiş ve ilginç şekilde Mac OS X 10.3.9 desteği geri getirilmiş. Panter kullanıcıları da artık VLC’nin son sürümünü kullanabilecekler.
VLC, Mac OS X 10.4 ve üzerinde çalışan, evrensel ve açık kaynaklı bir yazılım. Israrla isteyiniz.
vlc-0.8.6e.dmg (23,6MB) – Evrensel
vlc-0.8.6e-intel.dmg (13,9MB) – Intel
vlc-0.8.6e-powerpc.dmg (14,1MB) – PowerPC
Apple hepten şaşırdı
Dün MacBook ve MacBook Pro modelleri güncellenince, doğal olarak gündem de hareketlendi. Yeni modeller en ince ayrıntılarına kadar incelendiler ve ilk bakışta görünmeyen ayrıntılar da hemen ortaya çıktı. İki tanesi var ki, gerçekten şaşırtıcı:
1- Uzaktan kumanda: Dünden itibaren MacBook ve MacBook modelleri uzaktan kumandasız satılmaya başladı. Bu modellerin kutusundan artık uzaktan kumanda çıkmıyor. Peki ne oldu da uzaktan kumanda çıkarıldı? Uzaktan kumandalı bilgisayar konseptinden vaz mı geçildi? Hayır geçilmedi. Bilgisayarlar hâlâ Front Row ile geliyor. Yani konseptte bir değişiklik yok. Tek fark; Apple uzaktan kumandayı artık harici olarak satıyor. Sadece 19 dolara! Intel’e geçişten bu yana, Apple son kullanıcıya yönelik tüm modelleri uzaktan kumanda ile donatmaya başlamış ve Front Row yazılımını da Mac OS X’in ana bileşenlerinden biri hâline getirmişti. Pek çok kullanıcı, sadece Apple tekelindeki Front Row ile değil, çok sayıdaki üçüncü parti yazılımla da kumanda kullanır hâle geldi. Konforluydu çünkü. Fakat bu kullanıcıların artık ayrıca para ödemesi gerekecek.
Apple, yazılım güncellemeleri ile tüketiciyi soymak istediğinde, hep aynı yalanla kendini savunuyor: “Yasal mevzuat gereği ücreti almak zorundayız”. Aslında burada da tam tersi bir durum söz konusu. Madem sen tüketiciyi yazılım güncellemeleri ile soyuyorsun, tüketici de sana şu soruyu sormaz mı: “Uzaktan kumanda çıkarılıyorsa, ürün neden aynı fiyata satılıyor? 2 yıldır soya soya doyamadınız mı?”. Durumu Steve Jobs 2.0’ın yaşamdaki “temel ilkesiyle” özetleyebiliriz: Hep bana hep bana…
2- Pil ömrü: Yeni modellerin pil ömürleri de tartışma konusu oldu. Düne kadar MacBook’un pil ömrü (kağıt üzerinde) 6 saat olarak ifade edilirken, daha düşük enerji tüketimine sahip Penryn işlemcili modellerde bu ömür 4,5 saate düşmüş görünüyor. MacBook Pro’da da 17-inç model için aynı şey geçerli. Bu yeni değerler kafaları zaten karıştırmışken, Apple sözcüsünden gelen açıklama durumu daha da tuhaf bir noktaya taşıdı. Apple diyor ki; “Biz ölçüm sistemimizi değiştirdik. Artık kablosuz ağ açıkken elde edilen değeri veriyoruz. Pil ömrü aslında arttı.”
Neresinden baksanız rezillik. Hattâ bir çeşit itiraf aslında. Yıllarca yalan beyanla tüketiciyi aldattıklarını (tıpkı LCD ekranlardaki milyonlarca renk yalanı gibi) birinci ağızdan itiraf etmiş oldular. Öteden beri hep söylüyoruz, MacBook’un pil ömrü 6 saat falan değil, bu koca bir yalan, normal kullanımda 3 saati ancak geçiyor, diye. 6 saatlik değer, ideal koşullarda, kablosuz ağ, Bluetooth vb. tüm bağlantılar kapalı, monitör aydınlatması bile kapalı ve hiçbir uygulama çalışmazken elde edildiği iddia edilen değer. Rakip markalar teknik özellikleri sıralarken ortalama değeri veriyor, Apple yıllardır bu sahtekârlığı yapıyordu. İşte şimdi böyle bir açıklama yapıyorlar, geç de olsa olması gerekeni yaptıklarını söylüyorlar. Ama bu açıklamaya nasıl inanabiliriz ki? Ya bu da yalansa? Apple artık bilişim sektörünün sahtekârlıkta (ve tekelcilikte) bir numarası. Son birkaç yılda yaptıklarıyla, inanmamız için hiçbir neden bırakmadılar. Kukla değiliz sonuçta, sorgulayabilen beyinlere sahip tüketicileriz… Mi acaba?
Kısacası Apple yine bildiğiniz gibi. Hiçbir değişiklik yok. Altı kaval üstü şişhane, yuvarlanıp gidiyor…
Transmission 1.06
Açık kaynaklı BitTorrent istemcisi Transmission güncellendi. Sürüm 1.06’nın getirdiği yenilikler şunlar: Yazılımın “multitracker” torrent desteği iyileştirilmiş, veri doğrulamasına yönelik düzeltmeler ve iyileştirmeler yapılmış, işlemci kullanımı azaltılmış, UPnP kodu güncellenmiş ve iki önemli bellek hatası giderilmiş. Tüm kullanıcılara yeni sürüme terfi etmeleri öneriliyor.
Transmission 1.06, Mac OS X 10.4 ve üzeri sistemleri destekleyen, açık kaynaklı ve evrensel bir yazılım.
CD yazıcılı dizüstü satmaya devam…
Beklenen oldu. Apple bu salı da yeni ürünlerini duyurdu. Penryn işlemcili MacBook Pro ve yine Penryn işlemcili MacBook. MacBook güncellemesinin gelmesi pek beklenmiyordu ama yine de sürpriz olmadı. Yenilikleri serilere göre ayrı ayrı yazalım.
MacBook Pro: 45 nm mimarili (Penryn) 3 ve 6MB önbellekli Core 2 Duo işlemci, 256 ve 512MB NVIDIA GeForce 8600M ekran kartı, çoklu dokunmatik dörtgen ve 17-inç modelde isteğe bağlı olarak (+100$) LED aydınlatmalı LCD ekran. Blu-ray hâlâ isteğe bağlı olarak bile sunulmuyor. 2.4GHz ve 2.5GHz işlemci seçenekleriyle gelen modellerin fiyatlarında değişiklik yok. Sırasıyla 2000, 2500 ve 2800 (17-inç) dolar.
MacBook: Bu seride de Penryn işlemcilere geçiş yapılmış. Fakat MacBook’larda kullanılan Penryn işlemcilerdeki L2 önbellek, 3MB boyutunda. Tipik bir Intel dolandırıcılığı. Bu seri 2.1 ve 2.4GHz hızında işlemcilerle geliyor. İşlemci dışında bir yenilik yok. CD yazıcı komedisi devam ediyor. İkisi beyaz ve biri siyah modellerin fiyatları da aynı, sırasıyla 1100, 1300 ve 1500 dolar.
Intel dolandırıcılığı deyince aklıma geldi. “Intel bize MacBook Air için özel işlemci üretti, yaşasın! Biz özeliz” diyerek hayal dünyasında yaşayan enayi müritler, Apple’nin tekelci Intel’in şefkât (!) dolu kucağına sığınmış, uysal bir çocuk olduğunu unutuyorlar. Kaldı ki zaten Intel, Macintosh platformunda istikrarsızlık demek, sorun demek. Evet Intel yeni işlemcilerini öncelikli olarak Apple’ye verebiliyor ya da MacBook Air işlemcisindeki olduğu gibi ayrıcalıklar tanıyabiliyor. Çünkü Apple, tekelci Intel’in kuklası hâline gelmiş durumda. X86 mimarisindeki rakip firmalar Intel tekeline mahkûm olmak yerine, ürün gamlarına AMD işlemcili modeller de ekliyorlar. İşte bu yüzden Apple, Intel’in “pırlantası”, “biriciği”. Apple gibi kendi platformu içinde hem donanımda hem de yazılımda tekel olan bir firma, sadece ve sadece benim işlemcimi kullansa, şahsen ben CEO’sunun ayaklarını bile yıkardım. Özel işlemci üretmek ne ki?…
Sonuç olarak; Müride sorsanız, Apple bugün yine tarih yazdı. Bana sorsanız… Bence de tarih yazdı! Ama 2008 yılında yenilediği ürün gamında bile hâlâ CD yazıcılı dizüstü satarak…
Overflow 2.5.5
Stunt Software, popüler uygulama başlatıcısı Overflow’u güncelledi. Overflow 2.5.5 küçük çaplı bir güncelleme olsa da, can sıkıcı bazı sorunları gidererek yazılımı daha kullanışlı ve verimli hâle getiriyor. Örneğin Leopar’ın Spaces özelliği ile olan uyumsuzluk giderilmiş, Overflow’dan başlatılan uygulamaların arka planda açılması sorunu giderilmiş, ilk yüklendiğinde yazılım simgesinin öntanımlı olarak Dock’ta görünmesi sağlanmış ve sürükle-bırak işlemleri sırasında Overflow penceresinin belirmesi sorunu giderilmiş.
Overflow 2.5.5, Mac OS X 10.4 ve üzeri sistemleri destekleyen, evrensel bir yazılım. Fiyatı 15$. Mevcut kullanıcıların güncellemeyi yüklemesinde yarar var.
Overflow_2.5.5.zip (1MB) – Tanıtım sürümü
Salı sallanacak mı?
Salı sallanacağa benziyor. Çünkü hem şubatın son haftasına girdik hem de salı günündeyiz. Apple bir süredir salı günlerini aksatmadan yeni ürünlere ayırıyor (bkz. Geçen hafta). Buna bir de “şubat sonunda yeni ürünler gelecek” söylentisini ekleyince, bugünün boş geçmeyeceğine kesin gözüyle bakılıyor. En büyük beklenti, şüphesiz yeni MacBook Pro’lar. Yeniden kasıt; Penryn işlemciler, LED ekranlı 17-inç model, tüm modellerde MacBook Air’de olduğu gibi çoklu dokunmatik dörtgen ve belki Blu-ray sürücü.
Aslında söylenti kazanlarının bu kadar şiddetli kaynamasına neden olan bir olay var. Şöyle ki: Dün yeni MacBook Pro beklentisini doğrular nitelikte bir ipucu ortaya çıktı. Best Buy mağazalarının ürün stok sisteminden alınan ekran görüntüsünde, üç yeni parti numarası görülüyor (MB402LL/A, MB403LL/A ve MB404LL/A). Bu parti numaraları yeni MacBook Pro modellerinin gelişini doğrular nitelikte. Çünkü parti numaralarına karşılık gelen fiyatlar, mevcut modellerle örtüşüyor. Bu da demek oluyor ki, yeni MacBook Pro bugün geliyor.
Tabii tüm bunların söylentiden ibaret olduğunu unutmamak gerek. Bugün TSİ 15.00’ten itibaren ortalık hareketlenmeye başlar. Bekleyip göreceğiz.
“DVD Jon”dan Jobs’u kızdıracak hamle
Zamanında şifresini kırdığı için daha çok “DVD Jon” olarak bilinen Jon Lech Johansen, doubleTwist isimli DRM karşıtı yeni projesiyle gündemde. Proje en çok 53. yaşgününü kutlayan Steve Jobs’u kızdıracağa benziyor. Çünkü doğrudan kopya korumalı müzikler satan tekelci iTunes’i hedefliyor. “Medyanı özgürleştir” sloganlı doubleTwist, doğrudan FairPlay’ın kırılıp sayısal içeriklerdeki kopya korumasının kaldırılması şekilde bir girişim değil. Jon, tüketicilerin sayısal içeriği mümkün olduğunca çok aygıtta dinleyebilmesi/izleyebilmesi fikrinden hareketle, bu işi yapmalarını sağlayacak ücretsiz bir yazılım sunuyor ve böylece kullanıcıların söz konusu içeriği farklı aygıtlarla paylaşabilmesini sağlıyor. Şifre kırarak değil, içeriği “çogaltarak”.
Yazılımın çalışma mantığı basit. Herhangi bir alet (müzik çalar vb.) bilgisayara bağlandığında, tüm formatları destekleyen doubleTwist devreye giriyor ve aletteki medya dosyalarını tarıyor (gerekirse AAC formatlı iTunes şarkılarını MP3 biçimine de dönüştürebiliyor). Ardından da bu dosyalar doubleTwist üzerinden sürükle-bırak basitliğinde diğer aletlere kopyalanabiliyor. Sonuç olarak; iTunes’ten satın aldığınız her türlü içeriği farklı aygıtlarda da kullanabiliyorsunuz.
Olayın yasal boyutunu şöyle özetleyebiliriz: iTunes üzerinden satın aldığınız bir albümü, nasıl ki CD’ye yazıp başka aygıtlarda dinleme hakkınız varsa, ki iTunes’in tekelci olmadığını iddia eden Apple’nin ve enayi müritlerin en büyük argümanı budur, işte doubleTwist’in yaptığı şey de sizi bu zahmetten kurtarmak, CD’ye yazmadan farklı aygıta kopyalayabilmenizi sağlamak. Daha önce de “DRM temizleyici” yazılımlar çıkmıştı ama hiçbiri bu kadar kapsamlı ve ayaları yere basan şeyler değildi.
doubleTwist, şu anda yalnızca Windows sistemlere yönelik bir yazılım. Fakat Mac OS X sürümünün ve iPhone uygulamasının birkaç ay içinde gelmesi bekleniyor.






