Yalancının mumu İngiltere’ye kadar yanar (g)
Tüketiciyi aldatma, yalan beyan vb. alanlarda uzman bir firma olan Apple (bkz. Geçmişteki sayısız sabıka), bir kez daha duvara tosladı. Hem de İngiltere’de. İngiltere’nin reklam özdenetim kurulu ASA, televizyonlarda yayımlanan bir iPhone reklamını yönetmeliklere uygun bulmadığı için yasakladı. Gerekçe ise reklamda yanıltıcı bilgi bulunması. İlgili reklamdaki “internetin tüm bileşenleri iPhone’de” ifadesi, televizyon izleyicileri tarafından kurula şikâyet edilmiş ve “telefonun Flash ve Java teknolojilerini desteklemediği” vurgulanmış. Şikâyetleri incelemeye alan kurul, söz konusu reklamın iPhone’nin internet özellikleri hakkında aldatıcı izlenim bıraktığını belirtmiş ve İngiltere’deki televiyonlarda yayımlanmasını yasaklamış. Haber bu kadar açık ve net.
Peki ortalama enayi mürit ne diyor? Öncelikle Java ve Flash teknolojilerini tükaka ilan ediyor, sonra işin içine Microsoft’u katacak kadar zavallılaşıyor, o da olmadı, internetin aslında “Apple tarafından icat edilen şey” olduğunu, ASA’nın internetin ne demek olduğunu bilmediğini söylüyor. E söyleyecek tabii. Durum imam cemaat ilişkisinde olduğu gibi; Steve Jobs 2.0 sahneye çıkıp hiç utanmadan iPhone’nin interneti cebe getiren ilk telefon olduğunu (yalanın daniskası) söyleyebiliyorsa, müritleri de böyle saçmalayacaklar tabii…
Apple öyle şanslı bir şirket ki, ne yaparsa yapsın, ona tapınan milyonlarca insan var. İstediği kadar tekelci, soyguncu, yalancı olsun, hiç farketmez; O kitle, tapınmaya devam edecek. Çünkü o kitle öyle bir kitle ki, neredeyse Apple resmi bir açıklama yayımlayıp “bütün müşterilerimizin allah belasını versin” dese; “vay be, ne güzel bela okudular, Microsoft olsa bu kadar güzel bela okuyamazdı. Apple bela okumayı yeniden yarattı” diyecek. Kendisini böcek yerine bile koymadığı halde, para verip hizmet ve ürün satın aldığı şirkete tapınan bu kitle, sadece tüketimin değil dünyanın da tarihine geçiyor. Tüketicilik kurumu, hiç bu kadar ayaklar altına alınmamıştı…
Not: iPhone, yine ciddi bir güvenlik açığıyla karşı karşıya. Fakat bu öyle bir açık ki, okuyana kahkaha attırıyor. Nasıl attırmasın, açık sayesinde “kilitli” telefondaki kişi listesine ve SMS, Mail, Safari uygulamalarına erişmek mümkün oluyor. Önce açmak için dokunmatik ekranı kaydırıyorsunuz, ardından acil aramaya tıklıyorsunuz. İki kere de ana tuşa bastığınızda, iPhone emrinize amade! İşin daha da komiği, bu açık ilk olarak ay başında Apple’ye bildirilmiş ve hâlâ düzeltilmemiş durumda. Keyifleri gelirse, halledecekler! Biz iPhone yüzünden Mac OS X’in içine ettiklerinden dert yanıyoruz ama haklarını yiyoruz. Hazretler iPhone için bile gereken özeni göstermiyorlar ki! Bakalım Türkçe yayın yapan zır-Mac-cahili “Apple A.Ş. sevdalısı” teknoloji siteleri iPhone hakkındaki bu haberleri de yayımlayacak mı…
Güncelleme: Tam da tahmin ettiğim gibi oldu. Zır-Mac-cahili beş para etmez teknoloji siteleri, iki haberi de görmezden geldi. Ne İngiltere’den gelen tokadı, ne de kahkaha attıran güvenlik açığını yazabildiler. Apple Apple A.Ş.’ye dönüştüğünden beri yeni kazanç kapısı olarak gördükleri her türlü gereksiz haberi (“iPhone Türkiye’ye geliyor”, “iPhone Kenya’ya gidiyor”, “iPhone hopladı”, “iPhone zıpladı”, “iPhone hendekten atladı” vs…) bayıla bayıla yayımlayan teknoloji siteleri, iş çarpıcı gerçeklere gelince, sus pus oluyor. Çünkü hedef kitleleri olan “bacanağıma 199 dolara iPhone alacağım” lumpen kültürü ürkütmek istemiyorlar…
Psystar’dan Apple’ye tekel davası
Beklenen dava geldi. Apple tarafından yasa dışı şekilde “toplama Mac” üretmekle suçlanan ve dava edilen Psystar, karşı atağa geçiyor. Elindeki tek ve en sağlam kartı kullanarak karşı dava açan firma, Apple’yi tekelcilikle suçluyor. Yani Apple Psystar’ı lisans, telif ve isim hakkı ihlalleri yapmakla suçlarken, Psystar ise Apple’yi can evinden, tekelcilikten vuracak. Miami merkezli firma, yaptığı dava başvurusunda Mac OS’un Apple markalı donanımlarla sınırlı tutmasının anti-tekel yasalarına aykırı olduğunu ileri sürüyor ve Apple’yi ticareti engelleme, haksız rekabet, tekelcilikle suçlayıp zararının giderilmesini talep ediyor. Şirketin patronu Rudy Pedraza, “Yapmaya çalıştığımız şey, alternatif yaratmak, seçenek sunmak. İnsanlar elbette Mac OS kullanmak istiyor. Fakat hiçbir özelliği olmayan donanım için fahiş fiyatlar ödemek istemiyorlar.” Bu açıklama sonrası, aramızda 10 bin kilometre olmasaydı, Pedraza’yı alnından öpmek isterdim!
Apple maalesef artık tekelci bir firma. Hem de en vahşisinden. Bilişim tarihi, Apple kadar vahşi ve gözü kara bir tekel daha daha görmedi (Microsoft’un lafı bile olmaz). Intel’e geçiş sonrası Mac OS konusunda bu tür bir dava önünde sonunda gelecekti. Ve geldi. Belki de iyi oldu. Konu yasal olarak netliğe kavuşmuş olacak. Tabii vahşi tekelci Apple, Psystar’ı parayla susturmaz ya da satın almazsa…
Zamanında Apple ve enayi müritleri, iPod/iTunes tekelini de reddediyorlardı. Apple, iTunes üzerinden satın alınan şarkıların iPod dışında hiçbir müzikçalarda dinlenebilmesine izin vermiyor, iyice soyguna çevirdiği tatlı tekelin tadını çıkarıyordu. Ne zaman ki bu tekel nedeniyle milyon dolarlık tazminatlar kesinleşti, o zaman Steve Jobs 2.0 çark etti ve tıpış tıpış DRM’siz müzik için gereken adımı attı. Mister 2.0′ın ne kadar ilkeli (!) olduğunu, ne kadar tekelci ve tükürük yalayıcı olduğunu bilen biliyor. Uzun uzun anlatmaya gerek yok…






